Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından dominate Bir Perş. Mart 01, 2007 12:32 am

Bu bölümde de biniciliğin detaylarına girmeden binicilik nedir?Geçmişten günümüze binicilikte hangi değişimler olmuştur? Binicilik tarihi gibi konulara değinelim
avatar
dominate
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 350
Yaş : 33
Location : Nevşehir/Isparta/Bodrum
Kayıt tarihi : 13/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından dominate Bir Perş. Mart 01, 2007 12:37 am

BİNİCİLİK NEDİR?

Binicilik, kısaca ata binme becerisi olarak tanımlanabilir. Biniciliğin tarihi çok eski zamanlara kadar uzanır. Binicilik tarihine damgasını vuranlar, belki de savaşlarda önemli rol oynayan, süvari de denen atlı askerlerdir. İlk süvari birliklerini İÖ 2600'de Çinlilerin kurdukları bilinmektedir. Ama binicilikte asıl gelişme, 5. yüzyılda eyerin bulunmasından sonra gerçekleşti. Daha önceleri çıplak atın sırtına binilir ya da atın sırtına bir kilim ve battaniye atılarak oturulurdu. Günümüzde askeri amaçlı binicilik gerilerken, spor amaçlı binicilik önem kazanmıştır. Binicilikte başlıca iki biçim vardır: İngiliz ve Batı biniciliği. İngiliz biniciliği spor amacıyla yapılan biniciliktir. Batı biniciliği ise Amerika kıtalarında kovboy denen sığır çobanlarına özgü biniciliktir. Kovboylar, uzun üzengili ağır eyerler kullanır ve bacakları düz duracak biçimde ata binerler. İngiliz biniciliği ise, binicinin güvenliğini, binicinin atı denetimini ve atın rahatlığını dikkate alan bir anlayışa dayanır. Çocukların ata binmeyi öğrenmelerinin en iyi yolu, genellikle boylarına uygun, yere sağlam basan midillilere binmektir.
avatar
dominate
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 350
Yaş : 33
Location : Nevşehir/Isparta/Bodrum
Kayıt tarihi : 13/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından dominate Bir Perş. Mart 01, 2007 12:39 am

ATA BİNME ATTAN İNME

Ata, atın sol tarafından binilir. Atın hareketsiz kalmasını sağlamak için dizgin sol elde tutulur. Binici, sol omzu atın sol tarafına gelecek biçimde, sırtı atın başına dönük olarak durur. Sol elini atın iki kürek kemiği arasındaki boşluğa koyar. Sol ayağını üzengiye geçirir ve ayağıyla bastırarak üzengiyi kolanın altına doğru iter. Sonra ata doğru döner ve eyerin ortasını ya da öte yandaki kenarını tutarak hafifçe sıçrar. Sağ bacağını atın üzerinden aşırarak yavaşça eyere oturur. Sağ ayağını da üzengiye geçirerek rahat bir oturuş sağlar ve dizginleri denetimi altına alır. Ata binerken sağ elle eyeri tutup çekmek, eyerin yerinden çıkmasına yol açabileceği için yanlış bir harekettir. Ata binmenin temeli dengeli bir biçimde sıçramaya ve sağ ayağını atın üzerinden seri biçimde aşırmaya dayanır. Attan değişik biçimlerde inilebilir. Binici genellikle atı durduktan sonra, dizginleri ve varsa kamçıyı sol eline alır. Ayaklarını üzengilerden çıkarır ve öne doğru hafifçe eğilerek sol elini atın boynuna, sağ elini eyerin ön bölümüne dayar. Sağ bacağını atın sırtından sol tarafına aşırarak yere atlar. Binici yavaşça parmak uçları üzerine ve atın biraz açığına inmelidir. Daha sonra dizginler sağ ele alınır ve at kısa mesafeden tutulur. Attan inmeden önce dikkat edilecek en önemli nokta, her iki ayağın da üzengilerden çıkarılmış olmasıdır.
avatar
dominate
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 350
Yaş : 33
Location : Nevşehir/Isparta/Bodrum
Kayıt tarihi : 13/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından dominate Bir Perş. Mart 01, 2007 12:40 am

BİNİCİLİKTE DURUŞLAR

Atın sırtında duruş çok önemlidir ve biniciliğin temelini oluşturur. Binicinin eyerin üstünde, başı ve vücudu dik biçimde oturması gerekir. Eyerin ön kısmına doğru ve sıkıca yerleşmek önemlidir. Binici eyer üstünde hafif öne eğik durmalıdır. Üzengi binicinin atın sırtında güvenle durmasına ve dengesini sağlamasına yardımcı olur. Ayaklar üzengide yaklaşık 45° açıyla dışarıya dönük olmalı, topuklar ayak ucundan biraz aşağıda ve dizler eyere değecek biçimde durmalıdır. Dizginler sol elde ya da her iki elde birlikte tutulur. Dizginler ne gevşek ne de gergin olmalıdır. Gevşek tutulduğunda atın denetimi zorlaşır. Dizginleri germek de atın rahat olmasını engeller. Acemi biniciler ayağının tümünü üzengiye yerleştirir ve böylece kendilerini daha güvende hissederler. Oysa usta biniciler yalnızca ayak ucunu üzengiye geçirirler. Bu biniş biniciye daha iyi bir denetim olanağı verir ve baldırlar ile topuklarını etkili bir biçimde kullanılabilmesini sağlar. Binici atın denetimini dizginleri, bacaklarını, sesini ve kamçısını kullanarak sağlar ve böylece atın hareketlerini yönlendirir.
avatar
dominate
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 350
Yaş : 33
Location : Nevşehir/Isparta/Bodrum
Kayıt tarihi : 13/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından dominate Bir Perş. Mart 01, 2007 12:42 am

ATIN YÜRÜYÜŞ ŞEKİLLERİ


Atların değişik yürüyüş biçimleri vardır. Atın bazı yürüyüş biçimleri doğuştan gelir. Bazı yürüyüş biçimleri de ata sonradan öğretilebilir. Her atın üç doğal yürüyüşü vardır. Bunlar adeta, süratli ve dörtnal olarak adlandırılır. Ayrıca atlar sonradan da yürüyüş biçimleri edinebilirler. Rahvan, eşkin gibi yürüyüş biçimleri atların sonradan edindiği yürüyüşlerdir. Doğal yürüyüş biçimlerinin en yavaşı adetadır. Bu yürüyüş, acemi binicilerin kendilerini en rahat hissettiği biçimdir. Adeta yürüyüş biçiminde at önce bir yanındaki, sonra da öbür yanındaki ayaklarını ileri atar. Yürüyüş boyunca ayakları yere çok yakın kalır. Süratli, atın biraz daha hızlı bir yürüyüş biçimidir. Bu yürüyüş biçiminde atın çaprazındaki bacaklar birlikte hareket eder. Süratlide at binicisini sıçratır ve bundan dolayı binici ayaklarını üzengiye basarak eyer üzerinden kendini hafifçe kaldırmalıdır. Dörtnal, atın doğal yürüyüşünün en hızlısıdır. At dörtnalda önce arka ayaklardan birini ileri atar, ikinci adımda öbür arka ayakla birlikte ona çapraz ön ayağını, üçüncü adımda da öteki ön ayağını ileri atar. Bu noktada atın bütün ayakları yerden kesilir. At ilk attığı ön ayağını yere bastıktan sonra bütün bu hareketleri tekrarlar. At, dizginler hafifçe çekilerek ve baldırlarla biraz sıkıştırılarak durdurulur.Bazı kaynaklarda geri yürüyüşte bir yürüyüş şekli olarak geçmektedir.


En son tarafından Perş. Mart 01, 2007 12:54 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
avatar
dominate
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 350
Yaş : 33
Location : Nevşehir/Isparta/Bodrum
Kayıt tarihi : 13/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından dominate Bir Perş. Mart 01, 2007 12:47 am

ATLARIN VE MİDİLLİLERİN BAKIMI


Atlar doğaya bırakıldığında otla beslenirler ve doğal beslenme biçimi budur. Ama kapalı alanlarda beslenen atlara başta yulaf, saman ve kepek verilir. Ayrıca atlar ve midilliler haşlanmış arpa, mısır, havuç, elma, salatalık ve öteki sebzeleri de severek yerler. Midilliler düzenli aralıklarla günde üç kez beslenir. Ama temiz su kabında taze suyu her zaman bulundurmak gerekir. Hayvan terliyken soğuk su içirilirse, hastalanmasına yol açabilir. Ama serinlemesi için biraz su verilebilir. Midilliler ağır iş gördükleri zaman yulafla beslenmelidir. İşe koşulmadıkları zamanlar yulaf verilirse, bu alkollü içki gibi başlarına vurur. Atların ve midillilerin sağlıklarına dikkat edilmelidir. Yemlerini iştahla yemeleri, tüylerinin ipek gibi parlak ve kaygan olması hayvanların sağlıklı olduğunu gösterir. Atlar açık havaya çıkarılmalı ve mümkünse çayırda otlatılmalıdır. Atların tüylerini temizlemek için yapılan işleme tımar denir. Atlar başından kuyruğuna doğru çekilen bir fırçayla tımar edilir. Arka bacaklar tımar edilirken, kuyruğu yukarıda tutmak gerekir. Böylece atın kuyruğunu savurması ya da çifte atması önlenmiş olur. Tımar fırçası da kaşağıyla temizlenebilir. Bacaklara yapışmış kuru çamuru temizlemek için sert fırça, yele, kuyruk ve gövdenin daha duyarlı bölümleri için ise yumuşak fırça kullanılmalıdır. Fırçalama bittikten sonra pamuklu ya da ketenden bir bezle hayvanın bütün vücudu ovulmalıdır. Göz ve burun delikleri ile kuyruk altı süngerle silinmeli, ama ayrı süngerler kullanılmalıdır. Atların ve midillilerin ahır ya da barınakları kuru, temiz ve havadar olmalıdır. Altların altlarına saman ya da talaş serilmeli ve her gün değiştirilmelidir.
avatar
dominate
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 350
Yaş : 33
Location : Nevşehir/Isparta/Bodrum
Kayıt tarihi : 13/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından dominate Bir Perş. Mart 01, 2007 12:50 am

BİNİCİLİK TARİHİ


Günümüzden 4 bin yıl önce Orta Asya’daki göçebe toplulukların atı binek hayvanı olarak kullandıkları bilinmektedir. Ata sağlam oturmanın ve üzenginin önemini ise ilk olarak İskitler kavramışlardır. At sırtında savaşan ve avlanan en eski topluluk olarak Hititler tarihe geçmiştir. Ksenophon’un Hippike (Binicilik) adlı kitabı, binicilik konusunda yazılan ilk kitaptır. Bugün de kullandığımız yöntemlerle atın zor kullanmadan eğitilebileceğini ilk ileri süren kişi, Ecolé de Cavalerie (Atların Eğitimi) adlı kitabın yazarı François Robichon de la Guérinière’dir. Türkler, Orta Asya'da göçebe olarak yaşadıkları eskiçağlarda iyi biniciydiler. Eski Türklerin çöğen, cirit gibi at sırtında oynanan oyunlarda usta oldukları bilinmektedir. Ama yerleşik yaşama geçildikçe ve Osmanlı döneminde, özellikle kentlerde binicilik önemini yitirdi ve askeri amaçlarla sınırlı kaldı. 1913'te Sipahi Ocağı'nın kurulmasıyla biniciliğe yeniden önem verilmeye başlandı. Özellikle Cumhuriyet döneminde binicilik sivillerin de ilgi gösterdiği bir spor haline geldi. Türk biniciler uluslararası yarışmalara ilk kez 1931’de katıldı ve Yüzbaşı Cevat Mustafa bireysel sıralamada üçüncülük elde etti. Ertesi yıl Teğmen Saim Polatkan Nice konkurhipiklerinde “Kısmet” adlı atıyla ikinci oldu. Türk biniciler arasında uluslararası karşılaşmada ilk altın madalyayı 1934’te Viyana konkurhipiklerinde Teğmen Cevat Gürkan aldı. Uluslararası karşılaşmalarda adını duyuran ilk kadın binici Hayal Gönenli'dir ve 1971 yılında Balkan şampiyonasında gümüş madalya kazanmıştır. Sonraki tarihlerde, özellikle Balkan ülkeleri arasında yapılan karşılaşmalarda pek çok Türk binici madalya almıştır.Bu bilgilerin tümü "http://tr.wikipedia.org/wiki/Binicilik"'dan alındı
avatar
dominate
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 350
Yaş : 33
Location : Nevşehir/Isparta/Bodrum
Kayıt tarihi : 13/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından dominate Bir Perş. Mart 01, 2007 1:05 am

ATI TANIYALIM

At Familyası: Atgiller (Equidae). Yaşadığı yerler: Evcilleri olduğu gibi, Amerikan bozkırlarında “Mustang”ve Altay dağlarının her iki yanındaki açık arazilerde “Prezevalski” denen yabani atlar sürüler halinde yaşar. Özellikleri: Küçük başlı ve kısa kulaklıdır. Yelesi ve kuyruk ucu uzun kıllıdır. Midilli atları koç iriliğindedir. Ömrü: 40-60 sene. Çeşitleri: En meşhuru Arap, İngiliz ve Midilli atıdır.
Tek tırnaklılar takımının, Atgiller familyasından bir memeli. Erkeğine aygır, dişisine kısrak, yavrusuna tay, yumurtaları çıkarılmış, iğdiş edilmiş olana da beygir denir. Hepsine genelde at adı verilir. Arabide binek ve yük hayvanı olan ata; dabbe, matiyye, semend, tusen-i sütur denir. Cenk atına da rahş denir. Hepsi otla beslenir. Geviş getirmezler. Memeleri kasık bölgesinde arka ayaklarına yakındır. Üçüncü parmakları geniş bir tırnakla çevrilmiş olup “ toynak” adını alır. Bunun üzerine basarak yürürler. İnsanlara hizmet eden hayvanların en kabiliyetlisi ve kıymetlisidir. İnsanların, eski harp meydanlarındaki yardımcısı, yük taşımada hizmetçisi, yarış, cirit, çit atlama ve av sporlarında neşe ve zevk ortağıdır. Silah gürültüsüne ve bando sesine rahatlıkla alışır.
At, cesur ve atılgan olduğu gibi sahibine son derece itaatkardır. Sahibi dilerse dolu dizgin, dörtnala koşar, isterse aheste yürür, isterse durur. Her durumda sahibini memnun etmeye dikkat eder. Yorgunluğa bakmaksızın kendini çatlatmak pahasına da olsa olanca gayret ve kuvvetini itaat uğruna sarf eder. Bugün Amerikan bozkırlarında yaşayan Mustang adıyle anılan vahşi atlar, İspanyolların Amerika’ya götürdükleri ehli atlardan kaçanlardan yabanileşenlerdir. Az yiyecekle yetinip, her türlü iklim şartlarına dayanırlar.
Tarpan adıyla anılan Avrupa yaban atının (E. caballus gmelini) 1876’dan beri nesli tükendi. Bugün eski dünyada hala neslini devam ettiren yalnız bir yaban atı vardır. Bu at Orta Asya Moğolistan’ının soğuk ve ıssız ovalarında yaşar. Asya yaban atı veya Prezevalski dendiği gibi Moğolistan yaban atı da denir. Altay dağlarının her iki yanında yaşar. Siyah kısa ve dik yeleleri ile, ağır ve iri başları, küçük kulakları, uzun kıllı kuyrukları ile evcil atlardan farklılık gösterirler. Renkleri kırmızımtrak kahverengi olup çekici bir görünüşleri vardır. Burun kısımları beyazdır. Kışın kılları uzayarak soğuktan korunurlar.
Evcil atlar: Tahminen 4000 seneden beri insanlara hizmet etmektedir. Bugünkü modern atların Asya yaban atından türediği şüphelidir. Bazı zoologlar Avrupa yaban atından türediğini ileri sürmektedirler. Evcilleştirilmiş atların birçok soyları vardır. Bugün küçük Midilli atları ile Safkan Arap atlarının soy kütüğü kesin olarak bilinmemektedir.
Atlar 20-30 sene yaşar, bazı kısraklar 15 yaşına kadar doğurur. On bir ay gebe kalır ve genellikle bir yavru doğururlar. Yavrunun gözleri açık olarak doğar ve birkaç dakika sonra ayağa kalkarak annesini takibe başlar. Yük çekme ve taşıma atları, kalın bacaklı, iri cüsselidir. Binek ve yarış atları ince uzun bacaklıdır. Atlar arasında haset yok ise de, birbirlerine gıpta etmek huyları vardır. Bu da yarışta, hendek ve çit atlamada kendini gösterir. Birbirlerine imrenerek daha hızlı koşup öne geçmek isterler. Saatte 60-70 km hızla koşanları vardır. Atların tüy renkleri çeşitli olup, renklerine göre çeşitli isimler alırlar. En tanınmışları: Ak, akçıl, kır, al, alakı, geyik kırı, çil yeşil, al pekmez köpüğü, doru, hurma dorusu vs.’dir.
Erkek eşek ile kısrak eşleştirilirse katır elde edilir. Aygır (erkek at) ile dişi eşeğin birleşmesinden de barda denen katır çeşidi elde edilir. Her iki melez de üremezler. Katır, bardadan daha dayanıklıdır.
Arap atı: Çok dayanıklı mükemmel bir binek ve yarış atıdır. Arabistan’a geçen Orta Asya ve Anadolu Türk atlarından türemiştir. İngiliz atlarından daha dayanıklı olup, 24-28 saat hiç su içmeden yol alabilir.
İngiliz atı: İyi bir binek ve yarış atıdır. Özellikle yarış için yetiştirilir. Arab aygırı ile İngiliz yerli kısraklarının çiftleştirilmesinden türetilmiş bir soydur. Arab atından daha uzun bacaklıdır.
Midilli atı: Küçük, sakin ve dayanıklı bir at çeşididir. Keçi veya koç iriliğindedir. Çocuklar için iyi bir binek hayvanıdır. Hafif gezinti arabalarına koşulduğu gibi maden ocaklarında da istifade edilir. Shetland, İslanda ve Norveç midillileri meşhurdur.
At yetiştiriciliği: Asya, Avustralya ve Amerika’daki geniş bozkırlarda hala vahşi at sürüleri yaşamaktadır. Evcil atlar haralarda yetiştirilir. Ülkemizde ilk hara 1913’te Aziziye’de kuruldu. Türkiye’nin ilk modern harası ise 1924’te açılan Karacabey harasıdır.
avatar
dominate
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 350
Yaş : 33
Location : Nevşehir/Isparta/Bodrum
Kayıt tarihi : 13/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından dominate Bir Perş. Mart 01, 2007 1:12 am

KIMIZ


Süt asidi ve alkol fermantasyonu sonucu meydana gelen, kefire benzeyen ve ortalama % 2 alkol ihtivâ eden sütten bir içki.
Süt şekerince zengin olan kısrak sütünden îmâl edilen kımız, beyazımsı bir sıvıdır. Çok eski bir târihi vardır. İlk olarak Orta Asya’da Türkistan ve Moğolistan taraflarında yaşayan kavimlerce içilmiştir. Müslümanlıktan önce Türkler arasında yaygın olarak kullanıldığı söylenmektedir. Sarhoş edici olması sebebiyle İslâmiyetin haram kılması, Müslüman Türklerin kımızı terk etmesine sebeb oldu.
Kımız, benzeri süt ürünleri gibi, belirli bir mikroorganizma topluluğunun faaliyeti sonucunda meydana gelir. Bu topluluk süt asidi bakterileri (Lactobacillus bulgaricus, streptococcus) ve mayalardan (torula kumys) ibârettir. Bu mikroorganizmalar aşılandıkları sütte süt şekerine etki yaparak asit, alkol ve CO2 çıkarırlar. Açık kaplarda yapıldığı için îmâl sırasında CO2’nin çoğu uçar. Alkol miktârı kefirden çoktur. Asit ikisinde de aynıdır.
Kımızda albumin ve kazein parçalanması olur. Pepton miktârı kefirdekinin 10 misli kadardır. Kazein çok ufak parçacıklar hâlindedir. Bunun sebebi iyi ve sık karıştırmadır. Kokusu yayık altını veya ekşi peynir suyunu andırır. Çalkalanınca köpürür.
Kımızın bileşimi, yapıldığı hammaddeye, işleniş şekline göre az çok farklılık gösterir. Laktik asit ve alkol miktârına göre çeşitli tiplerde işlenir. Zayıf, normal ve sert kımızlardaki asit ve alkol durumu şöyledir:
Zayıf kımız tipi, Laktik asit (%) = 0.7, Etil alkol (%) = 1.0
Normal kımız tipi, Laktik asit (%) = 1.1, Etil alkol (%) = 1.8
Sert kımız tipi, Laktik asit (%) = 1.8, Etil alkol (%) = 2.5

Kımız hakkında birçok propaganda yapılmıştır. Bu yüzden bir zamanlar rağbet görmüş, fakat yoğurt rekâbeti karşısında önemini çok yerde kaybetmiştir. Hâlen buna değer veren ülkelerin başında Rusya gelmektedir. Hammadde ihtiyacını karşılamak için çok sayıda hara bulunmakta ve sırf bu iş için yaklaşık 250 bin civârında kısrak yetiştirilmektedir
avatar
dominate
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 350
Yaş : 33
Location : Nevşehir/Isparta/Bodrum
Kayıt tarihi : 13/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Mart 05, 2007 8:29 pm

izmir kemal paşadaki kımız çiftliğinde haflingerlerden alınan sütlerle hala kımız üretiliyor, eski türklerin yaşadığı "otağ" denilen büyük çadırları görüp gezip bilgi alıp aynı zamanda orada kımız tadabilirsiniz. sahipleri de kazak türkleriydi yanlış hatırlamıyosam.

ben bir çok kez gittim, gezdik hatta araziden dönüşte kımız bile içtik:)
fakat dürüstçe söylemeliyim ki kımızın tadı bozuk ayran ve ekşi peynir suyu arası tadı olan bişey pale

ama denemeden gitmeyin:)

_________________
Nil Soygür

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 328
Yaş : 31
Location : Ankara
Kayıt tarihi : 10/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Mart 05, 2007 8:29 pm

izmir kemal paşadaki kımız çiftliğinde haflingerlerden alınan sütlerle hala kımız üretiliyor, eski türklerin yaşadığı "otağ" denilen büyük çadırları görüp gezip bilgi alıp aynı zamanda orada kımız tadabilirsiniz. sahipleri de kazak türkleriydi yanlış hatırlamıyosam.

ben bir çok kez gittim, gezdik hatta araziden dönüşte kımız bile içtik:)
fakat dürüstçe söylemeliyim ki kımızın tadı bozuk ayran ve ekşi peynir suyu arası tadı olan bişey pale

ama denemeden gitmeyin:)

_________________
Nil Soygür

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 328
Yaş : 31
Location : Ankara
Kayıt tarihi : 10/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Mart 19, 2007 8:03 am

Arkadaşlar,

Hatırlamışken söyleyim,

LÜTFEN BU SİTEYE AKTARDIĞINIZ YAZILARIN NEREDEN ALINDIĞINI, YAZARINI BELİRTİN.

EMEĞE SAYGI GÖSTERELİM...

_________________
Nil Soygür

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 328
Yaş : 31
Location : Ankara
Kayıt tarihi : 10/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

binicik dersleri içeren kısa vidyolar

Mesaj tarafından seyis Bir Perş. Ekim 11, 2007 9:01 pm

avatar
seyis
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 553
Kayıt tarihi : 09/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından MtKrc Bir C.tesi Şub. 09, 2008 8:10 pm

Özel hayvanlardır atlar. Asil spordur binicilik. "Tutku, aşk gibi bir şey" diyor biniciler. Gönül işi bu... Adrenalin, özgürlük, zevk, huzur; her şey var binicilikte. Öyle kolay iş değil de ayrıca. Biraz gönlünüz varsa, bakınca içiniz gidiyorsa dörtnala gidenlere hiç durmayın derim ben. Hemen başlayın şehrin içinde dörtnala gitmeye. Ama öyle üşenmek filan yok! Hatta hadi kalkın hemen, at binmeye gidiyoruz!..Smile
avatar
MtKrc
"Orta Yaşlı At"


Mesaj Sayısı : 65
Yaş : 28
Location : İstanBuLL..
Kayıt tarihi : 14/01/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından MtKrc Bir C.tesi Şub. 09, 2008 8:36 pm

Sizi neler bekliyor?

* 'Ata binmek' diye bir kullanım yok. 'At binmek' diyeceksiniz bir kere.

* Kendinizi rahat hissettiğiniz bir pantolon ya da eşofman ve spor ayakkabıyla gidebilirsiniz ilk dersinize. Kulüplerin hepsinde siz kıyafetlerinizi alana kadar güvenliğinizi sağlayacak malzemeler veriliyor zaten.

* Tanıştıralım... Bu manej (at binilen saha), bu hoca, bu at, bu eyer, bu dizgin, bu da üzengi (ayaklarınızı koyduğunuz yer). Bir de atın üzerine ilk çıktığınızda kendinizi tutamayıp sevinç naraları atmayın atlar hafif ürkek hayvanlardır çünkü..

* Lonj eğitimi: Yani ipin ucunun atta diğer ucunun hocada olduğu dersler. Atın üzerinde denge sağlamak ve atı tanımakla geçiyor bu dersler genellikle. Atın üç ayrı yürüyüş kararı var; adeta, süratli (tırıs) ve dörtnal. Dörtnal hariç diğer yürüyüş kararlarını öğreniyoruz önce. Siz her ne kadar 'ben özgürce bayırda çimende koşmak istiyorum, engel atlamak, zıplamak istiyorum' deseniz de yazının en başında söyldik; sabredeceksiniz...

* Eveeettt... Yaklaşık 4-5 lonj dersinden sonra artık atla başbaşa kalma vakti geliyor. Baş başa derken tabii ki hoca gözetmenliğinde oluyor her zman dersler. Sadece artık hocayla at arasında ip bulunmuyor. Daha sonraları ise sizin ayırabildiğiniz zamanla bağlantılı olarak engel atlama ve müsabakaya katılma fasılları başlıyor. Bu kadar. Sizin kontrolünüzde, oldukça iri bir hayvanla yakalanan uyumun ve elde edilen keyfin tarifi yok çünkü. Dedik ya sabır ve zaman istiyor bu iş..
avatar
MtKrc
"Orta Yaşlı At"


Mesaj Sayısı : 65
Yaş : 28
Location : İstanBuLL..
Kayıt tarihi : 14/01/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından MtKrc Bir C.tesi Şub. 16, 2008 12:51 am

BİNİCİLİK:
At terbiyesi, engel atlama, kros gibi ana bölümlerden oluşan bayan ve erkek sporcuların bir arada yarıştığı olimpik atlı spor dalı.
Binicilik sporunun tarihi, İnsanın atı ehlileştirerek binmeye başladığı ilk çağlara dayanır. 4 bin yıllık geçmişiyle en eski spor dallarından biri olarak kabul edilir. M.Ö. 688'de Yunanlılar Iskitler'den öğrendikleri biniciliği "araba yarışları" biçiminde olimpiyat yarışma programına aldılar. 16.yy'da ilk binicilik okulu İtalya'nın Napili kentinde açıldı. At ve binicilik, İslam dünyasında özellikler Türkler arasında önemli bir yer tuttu. Osmanlı İmparatorluğu döneminde köyden büyük şehirlere kadar hemen her kesimde binicilik yarışmaları düzenlendi. Sultan Abdülaziz düzenlediği yarışlar sayesinde bu spor dalına verilen önemi arttırdı. 1913'te Mahmut Şevket Paşa, Sipahiocağı'nı kurdular. Bu ocak sayesinde özellikle ordu, biniciliğimizin en önemli kaynağı haline geldi.
avatar
MtKrc
"Orta Yaşlı At"


Mesaj Sayısı : 65
Yaş : 28
Location : İstanBuLL..
Kayıt tarihi : 14/01/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından Tarık Bir Çarş. Şub. 27, 2008 11:48 am

not: alıntıdır..

Atı anlamak için önce kendini anlamak, atı yönetmek ve denetlemek için önce kendini yönetmek ve denetlemek gerekir.

İ.Ö. 3500 yıllarında Ukrayna bozkırlarında evcilleştirildiği sanılan at, tarih boyunca insanoğlunun güvenilir bir yaşam desteği oldu. Bugün ekonomik işlevini yitirmiş bile olsa, insan bu binlerce yıllık ilişkiden vazgeçmiş değil.

Güçlü olduğu kadar duyarlı ve hatta ürkek bir yapısı olan atla, uyumlu bir ilişki kurmak insan için bir sınav. Dışardan baktığınızda, üstün bir fiziğe sahip bu hayvana ?hükmeden? insanın gücüne hayranlık duyabilirsiniz. İnceliklerini araştırınca mükemmel uyumun ardında duygusal zeka yetkinliklerinin izlerine rastlarsınız.

Usta bir binici olmanın ilk koşulu kendini iyi tanımak ve yönetmektir; işin sırrı, duygularını, beden dilini, davranışlarını ve bunların sonuçlarını isabetle izleyebilmek ve denetlemektir. Atı yönlendirmeye kalkışmadan önce, bu ilişkiye içtenlikle ve ciddiyetle hazırlanmak gerekir.

At üzerinde binicinin duruşu, ağırlık noktasını atının ağırlık noktasına odaklayabilmesi, atın ağzını denetleyen ellerini ve yanları denetleyen bacaklarını uygun biçimde kullanması, engel atlarken zamanında kalkıp oturması, atla iletişimi sağlayan beden dili öğeleridir. Bu ifadelerin özgüvenle ve kararlı bir biçimde uygulanması, atın da aynı güven ve kararlılıkla hareket etmesini sağlar.

Binici attan istediklerini net ve açık seçik biçimde iletebilmelidir. Atın daha önce aldığı eğitim ve alışkanlıkları doğrultusunda öğrenmiş olduğu bir dil varsa, o dili anlamalı ve konuşmalıdır. Binicinin en değerli iletişim aracı bedeninin dilidir; beden dili doğru ve yerinde kullanıldığı sürece, kamçı, mahmuz gibi araçlara gerek kalmaz.

Binicinin davranışları atın davranışlarında karşılığını bulur. Çekişmeye girmeden, zorlanmadan, bir başka deyişle uzlaşarak, atın ihtiyaçlarını göz önüne alarak hedefin ortak olmasına dikkat etmek gerekir. En önemlisi de güven yaratmaktır. Çünkü at bütün fiziksel gücüne rağmen çekingen ve kaygı düzeyi yüksek bir hayvandır. Binici, kendine güvendikçe ve bu güveni atına yansıttıkça, at da kendini, binicisinin ritmine ve komutlarına uyarlamakta zorluk çekmez. İnanılmaz duyarlılığı ve içgüdüleriyle, at binicinin ne kadar kararlı, istekli ve kendine güvenen biri olduğunu anlar ve aksi bir tutum sezerse, sahip olduğu gücü kullanarak binicinin hayatını zorlaştırır. Atla empati kurmak, atın neden böyle davrandığını anlamak ve belki de yeniden güven tazelemek uygun tutumdur.

Binicini kendini, bedenini ve beklentilerini izler ve yönetebilirse, atını anlaması ve yönetmesi de doğal bir akış içinde, zorlamadan ve zorlanmadan gerçekleşir. Ve unutmamalı ki, binicilikte yaşanan her şey binicinin sorumluluğundadır: Tıpkı insan ilişkilerinde olduğu gibi, atı (insan ilişkilerini) anlamak için önce kendini anlamak, atı (insan ilişkilerini) yönetmek ve denetlemek için önce binicinin kendini yönetmesi ve denetlemesi gerekir.
avatar
Tarık
"Yetişen At"


Mesaj Sayısı : 45
Kayıt tarihi : 03/04/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından Browni Bir Cuma Ağus. 06, 2010 7:11 pm

BİNME

Önce kolanın sıkı olup olmadığını kontrol edin. Atınızı düz bir yerde tutun ve yüzünüz kuyruğa dönük vaziyette sol taraftan binin. Dizgin kollarını sol elinize alın ve geri kalan kısmını atın boynunun diğer tarafına sarkıtın. Bu elinizle ön haneden tutun ve atın hareketini önlemek için dizgin sert olmayan bir istinatla olsun. Üzengi kayışını sağ elinizle tutarak üzengiyi sol ayağınıza doğru çevirin. Ayağınız üzengide ve sağ eliniz orta hanede iken yüzünüzü eyere doğru dönün fakat ayak ucunuzu atın kaburgalarına batırmamaya dikkat edin.

Hafif bir sıçrama ile sağ ayağınızı sol ayağınızın hizasına getirin ve sağ elinizi eyerin arkasına doğru koyarak sağ bacağmızı eyerin üzerinden aşırarak yavaşça oturun. Binme düzgün bir hareketle olmalı, atın sırtına tırmanır şekilde olmamalıdır. Oturuşu sağ ayağınızı da üzengiye takarak tamamlayın ve dizgin kollarını her iki elinize alarak kontrolu sağlayın. Oturuşunuzu rahat bir şekle sokuncaya kadar atınızdan yürümesini istemeyin.

Eğer atınızı biniş esnasında hareket ediyorsa, sol dizgin kolunu sağa nazaran biraz kısa tutun. Bu atın size doğru dairesel bir hareketle yaklaşmasını sağlayacak ve kolayca hareket etmesini önleyecektir.

ELLERİN VAZİYETİ

Dizgin kolları bisiklet direksiyonunda olduğu gibi atın üzerinde dengede durmanıza yardımcı olmamalıdır. Atı ağızından çekişiniz en az seviyede olmalı, asılma ve ani çekişler önlenmeli, dizgin kollarını her iki elinizle tutmalısınız.

Dizgin kolları her iki elinizde, başparmağınız vücudunuza doğru ve ikinci boğumundan hafıf bükülmüş durumda. Ellerinizin parmaklarını birbirine bakacak şekilde çevirin. Sağ elinizin baş parmağı atın sol kulağı istikametinde, sol elinizin baş parmağı ise atın sağ kulağı istikametinde olmalıdır.

Dizgin kollarını avuç içinden ve küçük parmağınızla, üçüncü parmağınızın (yüzük parmağı) arasından geçirin. Ellerinizi ve bileklerinizi sabit tutun, fakat sert olmasınlar. Dirsekleriniz vücudunuzla temasta olmalıdır. Dizgin kollarını, atın ağızını hissedebilecek kadar çekin. Hareket anında da aynı hissi (istinadı) koruyun.

Eğer elinizde kırbacınız varsa sol dizgin koluyla beraber sol elinizde tutun. Kırbacı dışarı doğru açmayın ve kalçanızın hizasından geçecek şekilde tutun.

BACAK POZİSYONU

Bindikten sonra üzengi uzunluğunu ayarlayın. Üzengileri takmadan eyere oturduğunuz zaman üzengi demiri ayak bilek kemiğinizin hizasında olmalı.

Bacaklarınızı ata yakın tutun. Bu pozisyonda kulak, omuz kalça ve topuğunuz bir doğru üzerinde olmalı. Üzengiye ayağınızın en geniş yeriyle basın ve ağırlığınızı topuklarınıza doğru verin.

Doğru bir bacak pozisyonu olması için, eyere her iki kalçanızda eşit ağırlık olacak şekilde oturun. Kalçanızla iyice eyere girin ve eyere doğru çevirin ki, kalçanız, diziniz ve baldırınız ata iyice yaklaşsın. Fakat dizlerinizi çok sıkmayın, çünkü bu sizi sert ve gergin yapacaktır. Bacağınızın tüm yüzüyle atla temasta olun. Atı topuk ve baldırınızla sıkıştırmayın, çünkü baldırınız geriye kaçar ve yukarı kalkar. Ayrıca ayağınızı da ata paralel tutunuz.

Atınızın yürüyüşünü değiştirmek istediğinizde baldırınızla atı sıkıştırınız. Eğer itaat etmezse, daha fazla sıkıştırın gerekirse topuğunuzuda kullanarak daha hızlı gitmesini sağlayana kadar sıkıştırmaya devam edin. Fakat hiçbir zaman kaburgalarına tekme vurmayın.

GENEL VAZİYET VE YARDIMLAR

Atın üzerine dik oturun ve başınızı gittiğiniz yönü gösterecek şekilde dik tutun. Geriye doğru yatmayın ve dengenizi kaybettiğinizde atın ağzına asılmayın. Ellerinizi aşağıda, dirseklerinizi vücudunuzla temasta ve ayak burunlarınızı yukarıda tutun.

Atı düz hatta adeta ve süratliye kaldırmak için yapılan yardımlar aynıdır. Dizginler yumuşak bir istinatta iken atınız istediğinize cevap verinceye kadar baldırlarınız ile sürünüz. Atınız istediğinize cevap verir vermez yardımı kesin. Bunun için her iki baldırınızı kullanın ve dizgin kolları eşit uzunlukta olsun. Atınızı durdurmak için dizginleri hafifçe çekin ve baldırınızla atı dengede tutmak için hafifçe hissedin. Geriye doğru yatmayın.

Sağa veya sola dönmek için, dönmek istediğiniz tarafın dizgin kolunu hafif alıkoma yapın, diğer tarafı gevşetin. Dış taraftaki baldırınızla da atın kalçasının dış tarafa kaçmasını önlemek için sıkın. Bu en önemli baldırınızdır.

İLK DERSLER

Ata ilk bindiğinizde yabancılık çekersiniz. Dengenizi sağlamak için atın yelesinden veya eyerin ön hanesinden tutun. Çünkü kendinizi yerden çok yüksekte hissedersiniz. En önemli şey kendinizde ve atınızda güven duygusu geliştirmenizdir. Güvenle birlikte denge kendiliğinden oluşacaktır. Binme dengeye dayanır.

Eyere iyi oturmalısınız fakat oturuşunuz sıkı olmamalı. At hareket ederken doğru oturabilmek için sıkı ve eğilip-kırılmaz bir biçimde oturmayın. Atınıza uyun, onunla birlikte hareket ettiğinizi hissedin. Bunu yaptığınız zaman kendinizi güvenli hissetmeye başlayacaksınız ve atın sırtında dengeli olacaksınız. Bu güveni ve dengeyi kurabilmek için, ilk dersinizde size liderlik yapacak diğer bir dizgine ihtiyaç duyarsınız. Bu dizgin yol göstericinizin tutabileceği uzunlukta ve kantarmanın her iki yanına bağlanmış olmalıdır. Böylece atınız koştuğunda yanlış veya bir yöne gittinde kormanıza ya da heyecanlanmanıza gerek kalmayacaktır. Bütün dikkatiniz iyi bir oturuş ve atınızı iyi hissetmede olmalıdır. Bu dizginde lonj ipi, yapılan işe de lonj denir.

SÜRATLİ

Süratli, herhalde en zor biniş yeklidir. Süratlinin bir şekli eyerden kalkarak yapılır. Bu atınızın adımlarına göre, belli bir ritmde eyere oturup kalkarak yapılır. Buna hafif süratli denir. Ustalığı ise çok tekrara ve egzersiz yapmaya bağlıdır.

Hafif süratlide, eyerden ağırlığınızı dizler ve üzengideki ayak uçlarına aktararak kalkın ve tekrar yumuşakça oturun. Sakın geriye düşmeyin, kalkışınızı ve oturuşunuzu sürekli kontrol edin.

Süratli, atın biniciye vuruşlarına (itişlerine) bağlı olan ve binicinin bu vuruşları yakalayıp eyerden kalkıp vuruşlardan kurtulmasına dayanır. İçinizden atın adımlarına göre bir-iki, bir-iki diye sayarak kalkın ve oturun. Süratli, ritmi bozmadan ve ata uymanızı gerektiren bir biniştir. Ağırlığınızı önde tutun, böylece dengenizi kaybetmezsiniz. Ellerinizi aşağıda, yani cidago üzerinde tutun ve sürekli olarak ileri bakın.

DÖRTNAL

Dörtnal güzel ve yumuşak bir yürüyüş şeklidir. Eyere oturun ve atınıza uyun. Bu oturuş, sert olmasın. Atla beraber kalçadan ileri geri kayarak yapılan bu binişte, atın ön ayaklarından birisi sürekli diğerlerinden öndedir. Eğer at yakın yanıyla (sağ yan) dörtnal yapıyorsa sağ ayağı öndedir. Eğer daire yapıyorsanız, dairenin iç yanında kalan ayağı önde gitmelidir.

At, siz hangi yanda dörtnal istiyorsanız, o yanda dörtnal yapabilir. Sağ yana dörtnal için yardım, sağ dizginde hafif sertlik ile sol bacağınızı kolanın gerisine alarak sıkmaktır. Atınızın dört yanda dörtnal yapıp yapmadığını kontrol etmek için ayaklarına bakmayın ya da ön tarafa eğilmeyin. Bunu omuzlarına bakarak kontrol edin. Bir omuzun ilerde olduğunu göreceksiniz, bu önde gelen ayağın omuzudur.

ATLAMA

Atlamayı, adeta-süratli ve dörtnalı tam anlamıyla yapmadan öğrenemezsiniz. Atlama zor değildir. Atı atlatmak için bacağınızın pozisyonunu değiştirmeyin. Maniye doğru düzgün bir yürüyüş isteyin. Maniye yaklaştığınızda, atlatabilmek için daha fazla sıkıştırın fakat kaburgalarını tekmelemeyin. Maniye kalkarken büstünüzü öne doğru verin ve ellerinizi atın boynuna doğru uzatın. Bu sizi geride kalkmaktan kurtarır. Yani dengenizin bozulup arkaya düşmenizi ve atın ağzına asılmanızı önler. Öne doğru eğilmek aynı zamanda ağırlığınızın atlama anında atın artlarından kaldırmanızı da sağlar. Atlama, binici ve atın beraberce yaptığı düzgün bir hareket olmalıdır. At indiğinde ise tekrar düzgünce oturmalı ve ellerinizi normal yerine almalısınız. Atlamada dizginler iki elle tutulmalıdır. Atlarken aşağıya bakmayın. Başınızı yukarıda tutun ve atın kulakları arasından, ileriye bakın, böylece nereye gittiğinizi görürsünüz.

Atlama çalışmalarınıza, yerden 1,4 m. yüksekte olan kalın (sert) sırıklarla başlayın. İlk önce atlayışı süratli ile yapın ta ki kendinizi güvencede hissedinceye kadar. Sonra atlayışı dörtnalla aynı sırıklar üzerinden tekrarlayın. Küçük manileri atlamaya başladığınızda, atınızı maninin sert olduğuna inandırın ki, ayaklarını maniye çarpmadan geçsin. Eğer maninin biraz önünde bir yere sırık koyarsınız, atınızın zamanında yükselmesine, sizin de düzgün ve rahat bir atlayış yapmanıza yardımcı olur.

EGZERSİZLER

At binmesini öğrenen herkes atın üzerinde egzersizler yapmalıdır. Kollarınızı, bacaklarınızı ve büstünüzü hareket ettirmeniz, size daha iyi bir denge kazandırıcaktır. Sürekli salon atlara binmeyin. Daha iyi atlar çabuk ve ani hareketli olan atlardır. Egzersizler, değişik şeyler yaparken size temel oturuşunuzu korumanızı sağlar.

Egzersizler, biniş kaslarınızı kuvvetlerdirir ve daha iyi uyum sağlar. Böylece hareketli iken kendinizi daha güvenli hissedersiniz.

Pek çok egzersiz çeşiti vardır. Dik oturup, atın omuzları ve kuyruk istikametinde bacaklarınızın yerini değiştirmeden esneyin. Üzengilerinizi eyerin önüne kaldırın ve adeta ile süratliyi bu şekilde üzengi yardımı olmadan yapın.

NEŞELİ BİR AT

At zeki bir hayvandır ve sürekli aynı şeylerin üst üste yapmaktan çok sıkılabilir. Pek çok at çalışmaktan hoşlanır ama değişikliğe ihtiyaç duyar. Atlar, bu yönleriyle insanlara çok benzer. Siz bir parkta yürümeyi sevebilirsiniz fakat hergün ve aynı yolda bu yürüyüşü tekrarlarsınız pek yakında sıkılırsınız. Atınıza değişik yürüyüşlerde binin böylece nereye gittiğiyle ilgilenir, her zaman yolun belli bir yerinden sola dönmeyin. İleride aynı yerde sağa dönmek istediğinizde direnebilir.

Mümkün olduğu kadar ana yollardan uzak durun. Eğer kenarında çimli bir bölge varsa birisinin bahçesi değilse atınızı çimli bölgeden yürütün. Bu onun ayağı için asfalttan daha yumuşaktır. Eğer çimenli bölge yeterince geniş ve güvenli ise, dörtnal yapabilirsiniz ve belki de birkaç hendekten atlayabilirsiniz.

Binmek için patika yolları ve kır yollarını seçin.

Atınızı gideceği yeri merak eder durumda tutun böylece adımları daha hızlı, kulakları dik, gözleri ise mutlu bakışlarla dolu olacaktır. Hiç bir şey sıkılmış bir ata binmek kadar yavan değildir.

TOPLULUKTA BİNMEK

Yanlız binmek zorunda değilsiniz. Atlar kalabalıktan hoşlanır. Diğer atlarla beraber bindiğiniz zaman, önünüzdeki atla çok yakın mesafe gitmemeye dikkat edin çünkü tepebilir. Bu nedenle en az bir at boyu mesafe bırakın.

Katılabileceğiniz pek çok at kulübü vardır. Bir at kulübü, diğer binicilerle beraber olmak için iyi bir yoldur. At kulübü üyeleri iyi bir binici olup olmadıklarını öğrenmek için, atlarıyla beraber bir yaz kampına gidebilirler ve hatta yeterince şanslı olurlarsa bir takıma katılıp yarışabilirler. Binici kulüpleri yarışlara katılmada ve atlar hakkında daha çok bilgi sahibi olmada kolaylık sağlar. Bütün yaz boyunca atlama yarışmaları olur.

Dresaj ise atın çok terbiyeli ve itaatkâr yapmak isteyen biniciler içindir. Bunlar küçük bir bölgede işaretlenen yerlerde atların yürüyüşlerini ve yönlerini değiştirirler.

Yarışma türleri dresaj, atlama ve arazi atlamasıdır.

Bazı insanlar avlanmayı severler, fakat atlarını arazide kullanabilmek araziyi bölen çitleri, yarları atlayabilmek için iyi bir binici olmaları şarttır.

ATTAN İNME

İnme, atın yakın yanından yani sol yanından yapılır. Atınızı hareketsiz kılın. Ayaklarınızı üzengiden çıkarın. Dizgin kollarını sol elinize alın fakat hareket etmesini önlemek için atın ağızıyla olan istinadı koruyun. Öne doğru eğilin ve elleriniz eyerin ön hanesinde olsun. Sağ ayağınızı eyerin üzerinden aşırın ve vücudunuzu ata doğru yatırın. Bu durumda ön hane üzerinde ellerinizle dengenizi koruyun ve her iki ayağınızın üzerine yumuşak bir atlamayla inin.

Çalışma sonunda attan indikten sonra, üzengilerinizi kaldırın ve eyer atın sırtından düşmeyecek şekilde kolanı gevşetin. Dizgin kollarını atın başının üzerinden aşırarak elinize alın. Şimdi atınızı tavlasına götürmeye hazırsınız.

Atınızı sol yanından çekiniz. Her iki dizgin kollunu da elinize alın. Sağ eliniz atın çene altından tutsun, dizgin kollarının kalan kısmını ise sol elinize alın. Atınızı, yedekte çekerken dönerek önünüze geçmeye çalışırsa, onu dışarı doğru itin böylece hızla dönüp yolunuzu kesmeyecektir.

BİNİŞİN SONU

Son km.'de adeta ile tavlaya gelin ki, atınız soğumuş ve heyecansız olsun. Eğer hala terli ve sıcaksa, kolanı gevşetip kuruyuncaya kadar gezdirin. Eyerini ve başlığını çıkarın. Çamur ve ter izlerini gidermek için fırçalayın. Ayağından taş ve diğer maddeleri temizleyin.

Eğer atınız çit ile çevirdiğiniz bir yerde kalıyorsa, onu rahatlayıncaya kadar dışarı çıkarmayın. Sonra çitin ortasına doğru çekin ve başlığını çıkartmadan önce yüzünü kapının çitlerine doğru çevirin ve sonra başlığını çıkartın. Eğer yanınızdan ayrılırken çifte atarsa size zarar vermemiş olur.

Her zaman atınızın yanından ayrılırken ona sevdiği şeylerden verin. Atlar havuç ve elmayı ayrıca şekeri de çok severler. Fakat çok fazla şeker dişleri için zararlıdır. Şekeri avucunuzun ucuyla verin ve parmaklarınızı atın ağızına uygun olarak beraberce kapansın. Böylece atınız ödülünü parmaklarınızı ağzına almadan elinizden alabilecektir.

Kaynak: sporum.gov.tr
avatar
Browni
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 130
Yaş : 21
Location : Ankara
Kayıt tarihi : 09/06/10

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından Browni Bir Cuma Ağus. 06, 2010 7:41 pm

BİNİCİLİK DERSLERİ

NE GİYMELİ?: Başlangıç olarak dar ve elastik binici pantolonu, çizme veya bot ile yarım chaps idealdir. Güvenliğiniz için tog takmanız şarttır. Yardımcı malzemeler olarak mahmuz, kamçı ve eldiven kullanılır.

UYGUN AT: Acemi bir binici için en uygun at sakin, iyi eğitimli, itaatkar ve istikrarlı olandır. Bunun için genellikle yaşı ilerlemiş atlar tercih edilir.

İLK DERS: At binmeden önce eğitmeniniz ata nasıl yaklaşılacağı, atın malzemelerinin neler olduğu konularında açıklama yapmalıdır.

ATA YAKLAŞMA: Ata ani hareketler yapmadan yavaşça yaklaşılır. Çifte atabileceği düşüncesiyle atın arkasından geçilmez ve her zaman sol tarafta durulur.

TEMEL AT MALZEMELERİ: Eyer, başlık, kantarma, dizgin, göğüslük, keçe, üzengi, kolon, getr ve topukluktur.

Biniciliğin temel tekniklerini ilk binişte öğrenmeniz mümkündür. Bu sürede eğitmeniniz binicilik teknikleri (biniş, iniş, oturuş, adeta, süratli, dörtnal, dönüşler ve duruş) ile ilgili bilgi verir.

avatar
Browni
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 130
Yaş : 21
Location : Ankara
Kayıt tarihi : 09/06/10

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Peki Lonj Nedir?

Mesaj tarafından Browni Bir Cuma Ağus. 06, 2010 7:43 pm

LONJ: İlk binicilik derslerinde binici doğru oturuş, denge, dizgin-baldır ve ağırlık yardımlarını öğrenene kadar; yani gerek atın kontrolünü gerekse at üzerindeki pozisyonunu sağlayana kadar lonj yapılır. Lonjun faydası atın kontrolünün eğitmende olması nedeniyle binicinin kendi pozisyonuna ve hareketlerine tamamen konsantre olmasını sağlamasıdır.

Lonjda ilk olarak binicinin at üzerinde dengesini korurken rahat hareket etmesini sağlamak üzere biniciye adetada değişik jimnastik hareketleri yaptırılır. Daha sonra süratliye geçilir.

Süratli 2 aşamadan oluşur. Hafif süratlide binici atın bir çapraz adımında otururken diğer çapraz adımında ayağa kalkar.(Atın Dıştaki Ön ayak bastığında otur) Oturuş - kalkışlar atın adımları ile uyumlu bir tempoda ve kontrollü olmalıdır. Eyerden kalkış binicinin ağırlığını oturuşundan bacaklarına vermesi ile sağlanır. Binici at üzerinde üzengilerden destek almadan ve eyere tutunmadan doğru tempoda oturuş – kalkış dengesini sağlayana kadar lonj çalışmasına devam edilmelidir.

Hafif süratlide denge sağlandıktan sonra adi süratliye geçilir. Adi süratlide binici ağırlığını eyere verir. Belini esnek tutarak, atın yürüyüşlerine uyum sağlar. Adi süratlide atın hareketlerini absorbe edecek bir duruş ve denge sağlandıktan sonra dörtnala geçilir.

Dörtnalda binici ağırlığını üzengilere basarak bacaklara verirken belinden itibaren kalçasını salıncakta sallanırcasına geriden ileriye doğru hareket ettirir. Böylece atın hareketleri ile uyum sağlanır. Dörtnalda kalça eyerden kalkmamalı veya eyere sert darbeler yapmamalıdır.

Kaynak: http://binicilikatcilik.blogcu.com/binicilik/4874355
avatar
Browni
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 130
Yaş : 21
Location : Ankara
Kayıt tarihi : 09/06/10

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından Browni Bir Cuma Ağus. 06, 2010 7:59 pm

Binicilik
Ülkemizde binicilik sporu atalarımızdan gelen bir gelenek ve belki de genlerimizde varolan bu istek, şehir hayatının keşmekeşinden kurtulmanın doğaya duyduğumuz özlemi biraz da olsa gidermenin zevkli bir yolu.

At sevgisi, ilk kural
Binicilik sporunu yapmak isteyenler için ilk kural atları sevmek. Attan ürken, onunla diyalog kuramayan bir insanın, bu sporu yapması neredeyse imkansız. Atınızı yavaşça vurarak okşamalı, onunla konuşmalı, zaman zaman da ona şeker vererek küçük jestler yapmalısınız.

Ona ne kadar iyi davranırsanız, o da size o kadar uyum gösterecek ve sadık kalacaktır.

İyi bir bininci olmak
At binmek uzaktan kolay gibi gözükse de, işin aslı öyle değil. Kişinin yeteği, azmi ve çalışmasına göre iyi bir binici olmak 6 ay ile 5 yıl arasında süre gerektiriyor.

Kendine özgü giyim stili
Binicilerin rahat ve güvenli olarak at binmek için, öncelikle tok adı verilen bir kask takmaları gerekli. Bunun dışında, biniciler külot pantolon ve özel çizme de giymeliler. Ama iyi birer binici olduktan sonra, kendi zevkiniz için bu sporu yaparken, rahat ettiğiniz giysileri giyebilirsiniz.

Binicilik pahalı spor mu?
Binicilik çok ucuz olmamakla beraber çok da pahalı bir spor değil. Bu sporu yapmanız kendi atınızın olması gerekli değil. Üye olacağınız bir kulüpte atlara binebilir ve doğanın zevkini çıkartabilirsiniz.

Yaş sınırı yok
Binicilik sporuna başlamak için 10-11 yaşları ideal, sağlığınız elverdiği sürecede at binebilir, fiziksel olarak da bacak kaslarınızı çalıştırabilirsiniz.

Atlar bakım isteyen obur hayvanlar
At sahibi olmaya karar verdiğinizde onu bir binicilik kulübüne bırakmalısınız. Çünkü atlar bakım isteyen son derece obur hayvanlar. Günde dört kilo yulaf yiyip, 30-40 litre kadar su içip, bazı dönemlerde kilolarca yumurta, maydanoz, havuç, bal gibi yiyeceklerde yerler.

Kaynak: http://binicilikatcilik.blogcu.com/binicilik/4874355
avatar
Browni
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 130
Yaş : 21
Location : Ankara
Kayıt tarihi : 09/06/10

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Binicilik Hakkında Daha Fazla Bilgi

Mesaj tarafından Browni Bir C.tesi Ağus. 07, 2010 2:39 pm

İDEAL OTURUŞ: Eyerin en çukur yerine oturulur. Ağırlık kalça üzerinde geri verilerek derin bir oturuş sağlanır. Bel çukurlaştırılarak dik durulur. Binicinin omuz, kalça ve topukları aynı hizada olmalıdır. Bu esnada ayak burunları ve dizler de aynı hizadadır. Üzengi üzerine ağırlık verilerek topuklar aşağıya doğru basılır. Baldırlar kolon hizasında olmalıdır. Dizler kapalı tutulur. Ayak burunları karşıya bakmalıdır.Yumruklar birbirine paralel ve baş parmak yukarıda olacak şekilde dik tutulur. Eller eyerin ön kısmından yaklaşık bir karış yukarıda olmalıdır. Dizgin teması, dizginlerin kantarma aracılığıyla atın ağzına bağlı olduğu düşünülerek gergin fakat yumuşak olmalıdır.

YARDIMLAR: At üzerinde binici at ile olan iletişimini baldırlar, eller, oturuş ve ses ile sağlar. Bunlara yardım denir. Baldırlarla verilen komutlara baldır yardımı, ellerle verilen komutlara dizgin yardımı, oturuşla verilen komutlara ağırlık yardımı ve ses ile verilen komutlara da ses yardımı denir. Ayrıca mahmuz ve kamçı da yardımlara ek olarak kullanılır.

At binmek yüksek performanslı bir spor araba kullanmaya benzer. Güç ve kontrolü aynı anda hissedersiniz. Atın gücü binicinin kontrolü ile yönlendirilir. At, arabanın gaz pedalına basıldığında ileri gitmesi gibi baldırlar sıkıldığında ileri gitmelidir.

Benzer şekilde frene basıldığında arabanın hız kesmesi ve durması gibi dizginlerin çekilmesi ile at da yavaşlamalı ve durmalıdır.

Kaynak: http://www.atlitur.com/
avatar
Browni
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 130
Yaş : 21
Location : Ankara
Kayıt tarihi : 09/06/10

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Binicilik Hakkında Daha Fazla Bilgi

Mesaj tarafından Browni Bir C.tesi Ağus. 07, 2010 2:43 pm

SERBEST BİNİŞ

Eğitmen binicinin hazır olduğuna karar verdiğinde serbest biniş başlar. Serbest binişte ilk olarak adetada atın yürüyüşleri hissedilmeye çalışılır. Kalkış, duruş ve dönüşlerdeki baldır, dizgin ve ağırlık yardımları pekiştirilir. Daha sonra süratliye geçilir. Süratlide tüm bunların yanı sıra doğru ayakta oturmak gösterilir. Binici süratlide de doğru pozisyon ve dengeyi koruduğunda bir üst aşama olan dörtnala geçilir. Dörtnalda ilk olarak atın doğru ayakta dörtnala kaldırılması ve atın adımları ile uyumlu olarak sürüş temposunun yakalanması öğretilir.

ACİL YARDIMLAR

At baldır yardımlarına duyarsız kalarak temposunu arttırmıyorsa, ayaklar kolondan biraz uzaklaştırılarak hızlı bir şekilde atın karnına vurulur. At yanıt verene kadar aynı hareket tekrarlanır. Benzer şekilde at normal dizgin ve ağırlık yardımlarına duyarsız kalarak temposunu düşürmüyorsa dizginler sıkılaştırılır, eyere iyice oturulur, güçsüz olan el eyerin önünde sabit tutularak diğer el hafif yukarı kaldırılarak dizginler çekilir. Atı sakinleştirecek ses yardımları da kullanılabilir.

Tüm biniş stillerinde ve biniciliğin her aşamasında atı anlamak ve hissetmek çok önemlidir. Bunun için sadece at üzerinde değil, diğer zamanlarda da at ile vakit geçirmek faydalıdır.

SAĞ YAN – SOL YAN VE DOĞRU AYAK

Manejde binerken duvar (çit) tarafında olan tarafınız dış, maneje bakan tarafınız ise içtir.

Sağ tarafınız içteyse sağ-yan, sol tarafınız içteyse sol-yan biniyorsunuz demektir.

Süratlide at dış ön ayağını ileri attığında kalkmalı, iç ön ayağını ileri attığında ise oturmalısınız.

Dörtnalda atın iç ön ayağı ileride olmalıdır. Eğer böyle değilse at ters dörtnal yapıyor demektir.

Atı doğru ayakta dörtnala kaldırmak için dış baldır kolonun gerisine alınarak iç baldır ile sürülür. Acemi at ve binicilerde atın köşelerde veya dönüş üzerinde dörtnala kaldırılması doğru ayakta dörtnalı sağlamak için yardımcıdır.

YAN DEĞİŞTİRME VE DÖNÜŞLER

Atın sürekli aynı yanının çalıştırılması atın sadece bir tarafının gelişmesini sağlayacağından belli aralıklarla yan değiştirilmelidir. Manejde yan değiştirme genellikle bir köşeden çaprazlama olarak diğer köşeye gidilerek yapılır. Köşelerde ve dönüşlerde dış baldır kolonun gerisine alınarak iç baldır ile at ileri doğru sürülür. Aynı zamanda dış dizgin atın boynuna yaslanarak iç dizgin hafifçe içe doğru açılır. Böylece atın sırtının kavislenmesi sağlanmış olur. Daire üzerinde binişlerde de aynı yardımlar uygulanır.

DENGELİ BİNİŞ

İyi bir denge başarılı bir binişin anahtarıdır. Bu bölümde eyerdeki temel pozisyonları sağlamak için neler yapılması gerektiği açıklanacaktır. Temel pozisyonları kavradıktan sonra, bunları üzengileri kısaltarak veya uzatarak değişik biniş türlerini uygulamak mümkündür. Örneğin; dresaj da ağırlığınızın büyük kısmı eyerde olacağından daha uzun üzengilerle binmeniz gerekir. Ancak atlamada hafif bir oturuş sergilersiniz ve ağırlık bacaklarınızda olduğundan daha kısa üzengilerle binmeniz gerekebilir. Altın kural atın hareketleri ile uyum içinde olarak etkili yardımları verebilmek ve sağlam durabilmektir. Daha iyi bir binici olabilmek için at ile empati geliştirmeniz , nasıl hareket ettiğini hissetmeniz, tüm eğitim çalışmalarını anlamanız ve iyi bir iletişim becerisine sahip olmanız gerekir. Bu bölümdeki tüm egzersizleri uygulayarak başlangıç seviyesindeki bir biniciden daha usta bir binici haline gelebilirsiniz.

DENGEYİ ANLAMAK

Biniş esnasında 3 tür denge üzerinde çalışmalısınız: kendi dengeniz, atın dengesi, siz ve atın birlikte olan dengesi. Dengeli pozisyon ne tür aktivite yaptığınıza bağlıdır.( dresaj veya atlama) Atın dengesi ise eğitim seviyesine bağlıdır. Dengenin nasıl oluştuğu ve sizin katkınız at ile sağlıklı bir ortaklık kurmanın temelidir.

ATIN DOĞAL DENGESİ

Duran bir atın ağırlık merkezi kolon yakınındadır. At ağırlığının yaklaşık %60’ını ön ayaklarına verir, % 40’ını ise arka ayaklarına verir. Daha iri yapılı atlarda bu oran %66 , %44 olarak değişebilir. Atın hareket halindeyken dengesini anlamak da önem taşır. Atın omurgasının şekil değiştirmek için sınırlı bir yeteneği vardır. Dolayısıyla atın ağırlık merkezi hareket halindeyken diğer hayvanların aksine fazla değişmez. Dörtnal yapan bir yarış atında özellikle bitiş çizgisinde ağırlık merkezi ileri kayar. Dresaj da, iyi eğitimli bir at ağırlığının %50’sinden fazlasını arka ayakları üzerinde taşır.

BİNİCİNİN DENGEYE ETKİSİ

Üzerinde binici varken atın ağırlık merkezi, atın kendi ağırlık merkezinden yaklaşık %10 daha yukarıda , ancak aynı hizadadır. Ağırlığın oransal dağılımı ise aynıdır. ( Ancak atın fuleleri ve gidişi binici olduğunda binicisiz halinden farklıdır.) Eğer binici hafif oturuşta ise , ağırlık bacaklar aracılığı ile üzengi demirine kayar. Üzengi demirleri, üzengi kayışları ile eyere bağlıdır. Bundan dolayı binicinin ağırlığının büyük bölümü cidagonun her iki yanındaki (üzengi kayışlarının eyere bağlandığı nokta) bu merkezde bulunur. İyi yapılı bir eyer bu ağırlığı biraz dağıtacaktır ; ancak ağırlığın çoğunluğu hala ileride kalacaktır.

SAĞRIYI KULLANMA

At eğitiminde arka bacakların ağırlığın çoğunluğunu taşıması istenir. Bunun amacı atın doğal fulelerini kısıtlamadan , ön ve arka bacakların eşit ağırlık taşımasını sağlamaktır. Bu çalışma adi süratlide ( atın adımları, binicinin ağırlığını arkaya kaydırsa da) atın biniciyi rahatça taşımasını sağlar. Ağırlık dağılımı eğitimle ayarlandıkça atın ağırlık merkezi hafif geriye kayacaktır. Bu aşamada binicinin ağırlığını tamamen eyere vermesi at için daha kolaydır. (Dresajda olduğu gibi ) Çünkü binicinin ağırlık merkezi, atın ağırlık merkezinin bulunduğu noktada olacaktır. Ancak at engel atlıyorsa atın ağırlık merkezini yakalayabilmek için binicinin ağırlığını daha çok bacaklarına vermesi gerekir. Düz bir hatta ilerlerken atın ön ve arka bacaklarının dengede olmasının yanı sıra binicinin ve atın ağırlıklarının dikey bir çizgide aynı hizada olması ve atın her iki yanına eşit ağırlık verilmesi gerekir. At köşeyi dönerken ise ağırlığını hafifçe içe verecektir. Binici de atın dengesini koruyabilmesi için bu ağırlık dağılımına uymalıdır. Ağırlığın içe verilmesi, ata bu yöne gitmek istediğinize dair sinyal verecektir. Ancak ağırlığın tamamının içe verilmesi atın dengesini bozacak ve bunu telafi etmek için at aksi tarafa yönelecektir. At köşede içe yatsa dahi eyer merkezde kalmalıdır.

Dresaj Dengesi: Ağırlığı oturuşunuza verin. Omuz, kalça ve topuk aynı hizada olmalıdır.

Atlama Dengesi:Ağırlığı baldırlarınıza vererek dengeyi koruyun. Dizler ve ayak burunları aynı hizada olmalıdır.

Kaynak: http://www.facebook.com/topic.php?uid=113985455539&topic=15062


En son Browni tarafından C.tesi Ağus. 07, 2010 2:44 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi (Sebep : Kaynak belirtmek)
avatar
Browni
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 130
Yaş : 21
Location : Ankara
Kayıt tarihi : 09/06/10

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Binicilik Hakkında Genel Bilgiler

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz