At cinsleri

2 sayfadaki 2 sayfası Önceki  1, 2

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından m. turgut yarga Bir Paz Ocak 18, 2009 11:44 pm

uzunyayla atları devamı:::::::::
MORFOLOJİK ÖZELLİKLERİ

Anadolu atlarının ölçüleri incelenirse Uzunyayla atlarının yerli atlar içinde en iri yapılı olduğu görülür. (Tablo 1)

Tablo1. Anadolu atlarının beden ölçüleri, cm(1, 2, 4, 5)


Irk

Cidago

Yüksekliği

Göğüs

Çevresi

Ön İncik

Anadolu Yerli

134.4+-0.8

147.1+-1.2

17.5+-0.2

Çukurova

136.8+-0.6

147.2+-0.5

-

Arap tesirindeki yerli

134.3+-0.8

144.7+-1.2

16.2+-0.2

Uzunyaylada

145.9+-0.7

161.2+-0.7

18.7+-0.2

Malakan

137.7+-0.4

158.8+-0.9

18.3+-0.2

Canik

134.7+-0.6

154.3+-0.9

17.1+-1.3


Uzunyayla atlarında baş uzundur. Ortalama 56.846+-0.165 cm. baş uzunluğu Malakanlar hariç Anadolu atlarının hepsinden uzundur. Baş uzunluğunun cidagoya oranı, Uzunyayla atlarında ortalama % 39.45+- 0.305 kadardır. Bu oran, Arap ve İngilizlerde % 36.7, Avrupa yarım kanlarında %38.1, soğukkanlılarda % 42.8’dir. sonuç olarak, Uzunyayla atlarında baş uzunluğu Avrupa yarım kanlarından fazla, soğukkanlılarından ise çok kısadır. (4). Baş genel olarak hacim itibariyle büyük, kuruca, profil koç baş veya yarım koç baştır. (1, 2, 3, 5). Ganaş derinliği, Malakanlar hariç Anadolu atlarından fazladır. (24.439+-0.211). Kulaklar küçüktür. Kulak uzunluğunun baş uzunluğuna oranı %29.9’dur. bu oran Türkiye atları içinde en küçük orandır. Göz bölgesi az belirgindir. Gözleri küçük ve parlaktır.(4)

Boyun uzun dar ve incedir. Uzunluğu ortalama 80.087 +- 0.449 cm olup, gerek cidagoya oranı (% 54), gerekse vücut uzunluğuna oranı (% 53), Malakanlar hariç Anadolu atlarından uzundur. Boyun bağlantısı normal, yelede kıllar seyrektir. (4, 5).

Cidagosu belirgin ve silik olanlara rastlanır. Cidago yüksekliği 145.869 +- 0.693 cm’dir. Bu ölçüler, 135 cm ile 162 cm arasında değişir. (3, 4, 5). Nonius atları 158. 28 +- 0.29 cm ile Uzunyayla atlarından daha yüksek cidagolu olmasına karşın, Uzunyayla atlarının % 23’ünün cidago yüksekliği 150-162 cm arasındadır.

Uzunyayla atlarının, omuzları kısa ve dik, bu nedenle yürüyüşü yavaş ve adımları kısadır.(2).

Sırt yüksekliği 139.308 +- 0.710 cm’dir. Bu ölçü 128 cm ile 155 cm arasında büyük bir dağılım gösterir. Cidago ve sırt yüksekliği arasındaki fark 6.56 cm olup, 2-10 cm arasında değişir. Bu fark Canik ve Malakanlardan az, Anadolu yerli atından fazladır. Sırt uzunluğu 57.180 +- 0.377 cm’dir. Buna göre sırt safkan Araplardan uzun, fakat Malakan ve yarım kan Araplardan kısadır. Beden uzunluğuna oranı % 38.08 olup, bu oran Araplardan (% 39.59) daha küçüktür.(4)



Fotoğraf 2. Uzunyayla atı fenotipine bir örnek. (K. İşcan özel koleksiyon)

Bel çukurdur, atlar kesif yemle beslendiklerinde normal, yılkı halinde, merada otladıklarında genellikle büyük, geniş ve bazen de sarkıktır. (1, 2, 3, 5)

Sağrı yüksekliği 145.330 +- 0.330 cm’dir. Cidago yüksekliği ile sağrı yüksekliği % 45.04’ünde eşit, % 36’sında cidago yüksekliği 2-4 cm fazla, % 18. 66’sında sağrı yüksekliği 2-4 cm fazladır.

Kuyruk sokumu yüksekliği 136.803 +- 0.706 cm’dir. Dolayısıyla Nonius’lardan daha düşük sağrılıdır. Sağrı düşüklüğü oldukça geniş oranda gözlenir. Sağrı uzunluğu 46.583 +- 0.63 cm olup, 41 cm ile 55 cm arasında değişir. Vücut uzunluğuna oranlanırsa % 31.285 +- 0.307 cm olup, 28 cm ile 41 cm arasında geniş bir dağlım gösterir.

Ön sağrı genişliği, 44. 637 +- 0. 357 cm olup 39 cm ile 50 cm arasında değişir. Bu değer cidagoyla kıyaslanınca, Uzunyayla atlarının Canik ve malakanlar dan daha dar bir sağrı gösterdiği görülür. Orta sağrı genişliği ise 35.362 +- 0.474 cm’dir ve 26 cm ile 44 cm arasında değişir. Ön sağrı ile orta sağrı arasındaki fark 3-16 cm arasında değişir.

Beden uzunluğu 150.143 +- 0.958 cm olup, 133 cm ile 170 cm arasında değişir. Beden uzunluğunun cidago’ya oranı % 102.982 +- 0.786’dır. bu oran, Malakanlar hariç Anadolu atlarının hepsinden fazladır. Beden genellikle dikdörtgen ve kısmen de kare görünümündedir.

Göğüs çevresi, 161.187 +- 0.635 cm olup, 151 cm ile 175 cm arasında değişir. Bu ölçü, Güneydoğu halk safkan Arapları hariç Anadolu atlarının hepsinden fazladır. Fakat, cidagoyla oranlanırsa Anadolu yerli atları hariç hepsinden dar olduğu görülür.(4)

Bacakları ve bacak bağlantıları düzgündür. Mafsallar geniş, bilekler kısa ve özellikle mera hayvanlarında çoğu kez yatıktır.(3). Arka bacaklarda vaziyelerin açıklığı ve bacakların dikliği çok görülen önemli kusurlardan biridir.(2)

İncik çevresi iskeletin ve kemik yapısının sağlamlığını göstermesi bakımından önemlidir. Uzunyayla atlarında ön incik çevresi 18.747 +- .0189 cm, arka incik ise 20.774 +- 0.191 cm’dir. Bu ölçüler, Anadolu atları içinde en kalın incik çevresidir. (3,4).

Tırnaklar kuvvetli ve siyah olup, tırnaklar yaygın olmayıp toplu ve çok sağlamdır. Derileri kalın, kılları sert, kuyruk kılları sık, sert, kalın ve uzun olur.

Uzunyayla atlarında en fazla rastlanan don % 48.35 ile dorudur. Bunu % 22.22 ile yağız, % 18.68 ile al, % 12.09 ile kır izler (3, 4, 5). Ala donun yetiştiricilerle tercih edilmediği gibi akıtma ve seki gibi nişanelerin de mümkün olduğu kadar az tutulmaya çalışıldığı bildirilmektedir.(3)
avatar
m. turgut yarga
"Yetişen At"


Mesaj Sayısı : 42
Location : angora
Kayıt tarihi : 11/01/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından m. turgut yarga Bir Paz Ocak 18, 2009 11:46 pm

UZUNYAYLA ATI 3..
UZUNYAYLA COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ

Doğu sınırı Gürün, batı sınırı Hınzır, Kepekli ve Şirvan, güney sınırı tahtalı ve kuzeyinde Şarkışla dağlarıyla çevrelenen, yer yer birer alçak geçit teşkil eden nispeten dar yerlerde etrafındaki başka düzlüklerle birleşen 50 km en ve boyunda deniz seviyesinden ortalama 1.55-1.630 metre yüksekte bir düzlükler alanı olan bölge Uzunyayla olarak isimlendirilir. Sivas ilinden Kayseri’ye kadar uzanan ve “Uzunyayla” ismiyle anılan bu yörenin civarında diğer yerli atlardan belirli farklılıklar gösteren, Türk at ırkları içinde önemli bir yer tutan ve uzun zamandan beri “Uzunyayla atı” adı altında tanınmış bir at tipi yetiştirilmiştir. Bazı yazarlar, l. Dünya savaşından önce Uzunyayla da, 16.000 atın bulunduğunu ve 1000 kısrağa sahip yettiricilerin olduğunu ileri sürmüşlerdir.(2). Ancak, 1960 istatistiklerine göre Türkiye’de mevcut 1.312.300 adet atın yaklaşık 3.000’nini Uzunyayla atları teşkil etmektedir. Bu mevcut at miktarının % 0.23’ü demektir. (2, 3). Uzunyayla atları 1.5 yaşında kabile isimlerine göre damgalanır. Bir zamanlar damgalı atların sayısının 14000 adede çıktığı söylenir. Fakat 1928 yılında bu sayı 25000 başa düşmüştür. Ülkemizde,. 19650’lı yıllara kadar yetiştiriciliği yaygın olarak yapılan Uzunyayla atları, günümüzde giderek önemini yitirmiş ve sayılarında azalma olmuştur.

Uzunyayla At Yetiştirme İşleri Teknik ve mesai raporuna göre (5), Uzunyayla da 1938 yılında 1.979 baş kısrak kaydedilmiştir. Bu kısrakların babasının nonius, anasının Uzunyayla atı olduğu bildirilmektedir.

UZUNYAYLA KOŞUM ATI YETİŞTİRME CEMİYETİ

Pınarbaşı ilçesinde, 10.03.1937 yılında, Uzunyayla atlarının yaşatılması ve geliştirilmesi amacıyla “Uzunyayla koşum Atı Yetiştirme Cemiyeti” kurulmuştur. Bu dernek uzun yıllar tüm olanaksızlıklara rağmen çalışmış ve sonunda 10.09.1980 yılında kapatılmıştır. Bu dernek, özellikle 1940-1960 yılları arasında oldukça başarılı çalışmalar yapmış, bölgede panayır ve sergiler açmıştır. Bu dönemde ordunun at ihtiyacı buralardan karşılanmıştır. Ancak, daha sonraları ordunun at ihtiyacı bitince, Uzunyayla atlarının sayıları giderek azalmıştır.

Bugün, bölgede uzunyayla atı sayısında önemli bir azalma olmasına karşın iyi örnekleri meraklı yetiştiricilerin elinde olan bu atların genel olarak sayıları 2000’in altına düşmüştür.


Fotoğraf 3. Uzunyayla koşum atı yarışma sergi alanı, 1940 (K. İşcan özel koleksiyonu)

UZUNYAYLA ATI TİPLERİ

Uzunyayla atları 5 kabileden meydana gelmiştir.

Bunlar:


Soluh (Şelok)

Yeluh

Yağan

Lö veya Mercan

Trama

Bunların en meşhuru Soluh kabilesidir. Çerkesler Soluh olmayan atı çakal olarak adlandırmışlardır. Soluh’lar her türlü zorluğa diğer kabilelere göre daha dayanıklıdır. Her türlü uzun mesafeli yürüyüşleri ve koşuları başarı ile yapmışlardır. Genelde yeleleri kuyruğa kadar gelenlere Şelok (Soluh) denir. Soluh’lar daha dayanıklı daha güçlü ve hızlıdırlar. Çok istenen ve arzulanan atlardır. Anadolu’da bu atları uzun mesafeler de hiçbir at geçememiştir. Uzunyayla atları binek için pek uygun değildir. Ancak güzel ve dayanıklı oluşları yüzünden rahvanı aratmazlar. (3)

KULLANIM ALANLARI VE YETİŞTİRME ŞEKİLLERİ

Uzunyayla atı sahibini tanır ve sahibine karşı ateşli bir aşk ile bağlıdır ve çok sadıktır. Avrupa atlarının aksine sahibinden başkasını yanına sokmaz. Ancak 7 gün sabırla sevgi ile yaklaşılırsa o zaman yeni sahibine de yavaş yavaş alışır.

Uzunyayla atı çok zeki ve çok hisli bir attır. Çok uzun mesafelerden hissederek evinin yolunu bulur. Uzun yayla atı tam bir can dostu, insan için gerçek bir arkadaş olup ısırması ve tepmesi görülmez.

Pınarbaşı ilçesinde uçun seneler at yetiştiriciliği yapan ve sülalelerce at yetiştiriciliğini meslek haline getirmiş olan kişiler Uzunyayla atlarının uzun mesafe koşularında Urfa yöresinden gelen saf ve yarım kan Arap atlarını geçtikleri, güçlü ve dayanıklı olduğunu ifade etmişlerdir.

Yine yöre halkına göre Şelok (Soluh) lar daha dayanıklı, daha güçlü ve hızlıdırlar. Çok istenen ve arzulanan atlardır. Anadolu’da bu atları uzun mesafede hiçbir atın geçemeyeceği belirtilmektedir.

Uzunyayla atları, binek ve araba koşum hayvanı olarak kullanılmışlardır. Cumhuriyetten önce ve Cumhuriyetten sonra (1960’lı yıllara kadar), Samsun, Amasya, Tokat, Kayseri, Sivas ve Malatya arasında işleyen arabalarda genellikle Uzunyayla atlarından yararlanılmıştır. Ayrıca, orta ağırlıkta ve gerektiğinde topçu ve ağır çekim işlerinde kullanılmak amacıyla da, Nonius la melezlenen Uzunyayla atları orduda ve tarımda kullanılmıştır.(3, 4)
avatar
m. turgut yarga
"Yetişen At"


Mesaj Sayısı : 42
Location : angora
Kayıt tarihi : 11/01/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından m. turgut yarga Bir Paz Ocak 18, 2009 11:48 pm

UZUNYAYLA A
UZUNYAYLA AT VARLIĞININ GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DURUMU

Bazı yazarlar, l. Dünya savaşından önce Uzunyayla da, 16.000 atın bulunduğunu ve 1000 kısrağa sahip yetiştiricilerin olduğunu ileri sürmüşlerdir.(2). Ancak, 1960 istatistiklerine göre Türkiye’de mevcut 1.312.300 adet atın yaklaşık 3.000’ini Uzunyayla atları teşkil etmektedir. Bu mevcut at miktarının % 0.23’ü demektir.(2,3)

Uzunyayla atının kök aldığı Çerkes atının tanıtımı amacıyla, 1998 yılında Ürdün Prensi ve 12 Çerkes kabilesini temsil eden 12 atlısı Ürdün’den yola çıkarak Kafkasya’ya at üzerinde gitmişlerdir. Türkiye’den de geçen bu yolculuk, atların uzun mesafede dayanıklılıklarını göstermek açısından da önem taşımaktadır.



Fotoğraf 5. 1940 yılında Pınarbaşı’nda yapılan Uzunyayla koşum atı sergisinde birincilik kazanan 1937 doğumlu cidago yüksekliği 158, göğüs çevresi 174, incik çapı 21 cm olan ve 80 lira ikramiye kazanan Uzunyayla atı (K. İşcan özel koleksiyonu)

BUGÜN UZUNYAYLA ATININ YETİŞTİRME AMACI VE ÖNEMİ

Uzunyayla atı soğuğa son derece dayanıklı tırnakları ve kemikleri sağlam, çevik, süratli, uzun mesafeye yürüyüş ve koşuya dayanıklı, sahibine bağlı, araba çekmede, yük taşımada ve binek olarak kullanılabilen son derece kabiliyetli, cüsse itibari ile yeterli bir yapıya sahip değerli bir at ırkımızdır.

Bugünkü Uzunyayla atının aşağıdaki nedenlerden dolayı yetiştirilmesinin çok önemli olduğu düşünülmektedir.


Yukarıda açıklandığı gibi Uzunyayla atının son derece değerli bir ırk olması nedeni ile diğer at ırklarının ıslahında kullanılabilmesi,

Uzunyayla atı gerçek bir dosttur. Dolayısı ile binicilik sporunda kullanılması ile binicilik sporunu yapanların ata yaklaşabilmesinde olumlu etkide bulunabilmesi,

Her türlü bakım şartlarına dayanıklı olması ve kolay bakılması,

Araba çekmede ve yük taşımada kullanılması,

Dünyada uluslar arası düzeyde yapılan ve rağbet gören maraton yarışlarında başarı şansının olması,

Hipodromlarda yapılacak uzun mesafe at yarışlarında kullanılabilmesi

Sıçrama kabiliyetinin yüksek olması nedeni ile konkurhipik müsabakalarında kullanılabilmesi,

Atçılık entegre tesislerinde kullanılabilmesi,

SONUÇ

Geçmişte Uzunyayla atı, Anadolu’ya getirilişinden bu ayan Türk at ırkları arasında önemli bir yer sahip olmuştur. Özellikle ordunun at ihtiyacını Uzunyayla dan karşılaması sonucunda bölge insanı önemli bir gelir kaynağına kavuşmuştur. Daha sonraları ata olan bu talebin tamamen ortadan kalkması sonucunda bölge insanı da önemli gelir kaynağından yoksun kalmıştır. Arazinin yüksek rakımlı olması ve düşük kaliteli toprak yapısı nedeniyle tarım gelirleri oldukça düşük seviyelerdedir. Attan elde edilen gelirin de ortadan kalkmasıyla birlikte bölgeden insan göçü de hızlanmıştır. Son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi özellikle Türkiye’de de ata olan ilginin artması sonucunda bölgede at yetiştiriciliği yapan işletmeler yeniden kurulmaya başlanmıştır. Bölge arazi ve iklimiyle tüm at ırklarının yetiştirilmesine uygun yapıdadır.

Ülkemiz kendine has özel hayvan ırkları açısından oldukça zengin sayılabilecek bir durumda olmasına karşın, bu zenginliklerini her geçen yıl giderek yitirmektedir. Ankara kedisi, Ankara tavşanı, Ankara keçisi, Van Kedisi, Sivas Kangal Köpeği koruma altına alınmadığı takdirde yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Uzunyayla atı, Anadolu at ırklarının en önemlilerinden biridir. Maalesef şu anda sayıları süratle azalmaktadır. Bu hayvanları yok olmaktan kurtarmak, ulusal varlıklarımızı sonsuza kadar yaşatmak, başta bilim çevreleri olmak üzere herkesi görevi olmalıdır. Bugün, Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi tarafından Uzunyayla atlarıyla ilgili olarak bilimsel bir araştırma planlanmış ve çalışma projelendirilmiştir. Proje kabul edilmiş olup Uzunyayla atı ile ilgili Kayseri’ye bir yetiştirme merkezi kurulmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.

KAYNAKLAR.


Arpacık, R., At Yetiştiriciliği, 2. Baskı, Şahin matbaası, Ankara, 1996.

Batu, S., Türk Atları ve At Yetiştirme bilgisi. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi yayınları: 13, Ders Kitabı: 11, 3. Baskı, Rüzgarlı matbaa, Ankara, 1962.

Güleç, E., Türk At Irkları. Anadolu At Irklarını Yaşatma Ve Geliştirme Derneği Yayını, Ankara, 1995.

Tugan, T., Uzunyayla Atları. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Hayvan Yetiştiriciliği ve İşletme bölümü, Yüksek Lisans Tezi.

Uzunyayla At Yetiştirme İşleri tetkik ve Mesai Raporu. Ziraat Vekaleti Neşriyatı, Ekspres Basımevi, İstanbul, 1938

TI 4.
avatar
m. turgut yarga
"Yetişen At"


Mesaj Sayısı : 42
Location : angora
Kayıt tarihi : 11/01/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından m. turgut yarga Bir Paz Ocak 18, 2009 11:56 pm

ATLARDAN SİZLER KADAR ANLAMIYORUM AMA UZUNYAYLA ATLARI HARİKA GİBİ GELİYOR BANA.SANIRIM ÜZERİNDE BİRAZ DURULSA HARİKA BİR IRK DOĞAR. BEN UZUNYAYLAYA YAKI BİR BÖLGEDE EPEY KALDIM HALEN ÇİFTLİĞİMİZ VAR ORADA. UZUNYAYLA BİR ÇERKES YURDU. UZUNYAYLA ATIDA BİR ÇERKES ATI. HİÇBİR ÇERKES KÖTÜ ATA BİNMEZ. ATLARI İYİ BİLMESEMDE ÇERKESLERİ BİRAZ TANIRIM. Smile
avatar
m. turgut yarga
"Yetişen At"


Mesaj Sayısı : 42
Location : angora
Kayıt tarihi : 11/01/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından m. turgut yarga Bir Paz Ocak 18, 2009 11:58 pm

ÖZÜR DİLERİM YANLIŞ OLDU SANIRIM HARİKA BİR IRK DOĞAR DERKEN ZATEN VAROLAN BU IRK DÜNYACA TANINIR DEMEK İSTEMİŞTİM. DÜNYANIN KABUL ETTİĞİ BİR IRK OLUR.
avatar
m. turgut yarga
"Yetişen At"


Mesaj Sayısı : 42
Location : angora
Kayıt tarihi : 11/01/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından m. turgut yarga Bir Ptsi Ocak 19, 2009 12:00 am

MAALESEF NİL HANIMIN BULDUĞU TÜRHAYGEN (GENLERİN KORUNMASI İLE İLGİLİ BİR PROJE) UZUNYAYLA ATINA DAİR YETERLİ ÖRNEK BULUNAMAMIŞ... IRKI KORUYUP YAYGINLAŞTIRMAK İÇİN .. Crying or Very sad
avatar
m. turgut yarga
"Yetişen At"


Mesaj Sayısı : 42
Location : angora
Kayıt tarihi : 11/01/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından seyis Bir Ptsi Ocak 19, 2009 3:31 pm

m. turgut yarga demiş ki:
LIPIZZAN


TÜRÜN TARİHÇESİ : Lipizzan atları 400 yıldan uzun süredir uygulanan seçici bir yetiştirme programını yansıtır. Dünyanın dört bir yanından seçilen iyi kalite atlardan oluşmuştur. Güzellik ve zarafetin yanısıra cesaret, kuvvet, yetenek, iyi mizaç ve aklın nadir bulunan bir kompozisyonunu sergilemektedir. Lipizzanlar ilk olarak 1580 yılında Arşidük II.Charles'ın Lipizza'da bir hara kurarak İspanyol, Andalusian, Barb ve Berber cinsi atları ithal etmesiyle yetiştirilmeye başlanmıştır. Bu atlar yerel Karst atlarına çekilmiştir. Yerel Karst atları beyaz, küçük , yavaş ve sert atlardır. 1700'lerin sonunda Napolyon Savaşları sırasında atlar üç kere yer değiştirdiler. Bir süre atların mülkiyeti Napolyon'a geçti. Napolyon Arap aygırı Vesir'i Lipizzanlara çekti. 1807-1856 yılları arasında 7 Arap aygırı türün gelişimi için kullanıldı: Siglavy,Tadmor, Gazlan, Saydan, Samson, Hadudi ve Ben Azet. 1792-1815 yılları arasında iki Lipizzan kolu olan Maestosa ve Favory, Kladruby atları ile çiftleştirildiler. 1880 yılında Lipizza Harası'nda 341 adet Lipizzan atı bulunmaktaydı. 18. ve 19. yy.da kullanılan tüm Lipizzan damızlıklarından sadece 6 tanesi orijinal aygır kolu olmuştur: 1.Dünya Savaşı sırasında yetiştirme merkezi Viyana yakınlarındaki Laxenburg'a yerleşti. Taylar ise diğer kraliyet harası Kladrub'a yerleştirildi. 1. Dünya Savaşı sonrasında Orta Avrupa yeniden organize edilirken Avusturya- Macaristan İmparatorluğu iki yeni cumhuriyete bölündü ve her devlet bir önceki monarşinin sahip olduklarının mülkiyetini aldı. Lipizza Kraliyet Harası(1580-1916) yetiştirme programı 3 farklı ülkeye bölünmüş oldu.

Bu yıllarda sadece 208 Lipizzan'ın kaldığı bilinmekte olup büyük kısmı (109 at) Lipizza kentine sahip olan İtalya'da kalmıştır. 1913-1915 tayları ise Çekoslavakya'nın sahip olduğu Kladrub'da kaldı. Kalan atlara ve İspanyol Binicilik Okulu aygırlarına 1919'da Avusturya sahip oldu. 1. Dünya Savaşı'nı takiben İtalya, Çekoslavakya ve Avusturya'nın yanı sıra Macaristan, Romanya ve Yugoslavya'da Lipizzan atı yetiştirmeye devam ettiler. 1943'de Lipizzan cinsi soyunun tükenmesi tehdidiyle karşılaştı. Avusturya, İtalya ve Yugoslavya'daki kısrak ve taylar Çekoslavakya'daki Hostau bölgesine Alman komutası altında transfer edildi. Dönemin İspanyol Binicilik Okulu müdürünün çabaları neticesinde okul kurtarıldı fakat; 1955'e kadar damızlık aygırlar okula geri verilmedi. Dünyada 3000'den az saf kan Lipizzan'ın bulunduğu göz önüne alındığında türün seyrek olduğu söylenebilir. Her geçen yıl doğan tay sayısı da azalmaktadır. Lipizzan atlarının safkanlığının korunması için büyük çaba gösterilmektedir. At sahipleri ve yetiştiriciler türün az olması, kültürel önemi, romantik tarihi, güzelliği, uyumu, atletik yürüyüşleri nedeniyle bu atlara ayrı bir değer vermektedir.



TÜRÜN KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ :

Lipizzan atları uzun olmamasına rağmen (en irisi 160cm. kadardır.) gururla kendini taşıması, kaslı ve elastik vücudu, güçlü hareketleri onların olduklarından daha uzun ve iri görünmelerini sağlar. Geç olgunlaşır ve uzun yaşarlar. (çoğu zaman 35 yıl ve fazlası) Doğdukları andan itibaren zarafet ve asalet sergilerler.

Yağız veya doru olarak doğar, 5-8 yaşlarında beyaz olurlar. Aslında demir kırdırlar ancak; koyu renk derileri beyaz tüylerle örtüldüğünden yara veya ıslaklık olmadığında beyaz görünürler. Gelişimini ancak 10 yaşına kadar tamamlayan bu atlar 1 yaşındayken aynı yaşlı bir Thoroughbred ile kıyaslandığında oldukça küçüktürler. Vücut yapıları 3 yaşında ancak kendini gösterir. 3 yaşına kadar hiçbir turistin onları göremeyeceği Alp Dağları'na gönderilir ve 3 yaşında ancak doğdukları andaki zarafeti sergilediklerinde insan önüne çıkarlar. Güçlü ve sağlam olduklarından nadiren topallık gösterirler. Yemlerindeki ve çevre koşullarındaki değişimlere anında adapte olurlar. Lipizzanlara binmek yumuşak sırtları ve canlı adımları ile bir keyiftir. Güçlü sağrıları sayesinde kendilerini doğal bir denge ile taşırlar. Doğal bir ritm duyguları vardır. Eyer vurulduğunda oldukça sakin ve tutarlıdır. Aygırlar, kısraklara göre idare edilmesi daha kolay atlardır. Aygırlar, binicilerine bir kez saygı duydu mu bu duygularını kaybetmezken kısraklar daha patroniçe tavırlı olduklarından zaman zaman onlara binicisine üstünlük sağlayamayacağı hatırlatılmalıdır. Bir Lipizzan atı ürktüğünde herhangi bir korku veya panik duygusu yoktur. Çifte atmaz, binicisini fırlatmaz; aksine kendini toplar, ardlarını vücudunun altına getirir, sırtı yükselir ve binicinin eyerde daha güvenli oturmasını sağlar. Boynu kavislenir ve binicisine dizginleri toplaması için ısrar eder. binicisinden komut bekler. Eğer binici bir parça dizgin verirse piaf birden pasaja dönüşür. Bu hareketi doğallıkla yaparlar. Lipizzan başlangıç seviyesindeki bir biniciyi bile saygı duyulan bir binicilik ustasıymış gibi hissettirir. En tecrübesiz binici bile saygıyla komut verdiğinde yürekle ve istekle tepki verir. Ancak "at attır!" diye düşünen ve Lipizzanı'ı sindirmek veya ona zorbalık etmek isteyen insanın vay haline! Gerçekten korktuklarında veya adalet duyguları vahşilikle tahrik edildiğinde karşısındakinin gözünün içine bakar ve savaşa hazırlanır. (400 yıl önce yetiştirilmelerinin gerçek amacı)
iyi huylu, uzun ömürlü, farklı sartlara kolay uyum sağlayan, sağlam yapılı kolay bacağı kırılmayan, bütün bu özelliklerle lipizzaner çok uygun değil mi?
avatar
seyis
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 553
Kayıt tarihi : 09/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından m. turgut yarga Bir Ptsi Ocak 19, 2009 6:02 pm

evet seyis haklısın bir çok artısı var peki bu atları türkiyede bulmak mümkünmü acaba. bilgisi olan var ise nerede bulunur fiyatları nedir. yardımcı olursanız sevinirim. saygılar
avatar
m. turgut yarga
"Yetişen At"


Mesaj Sayısı : 42
Location : angora
Kayıt tarihi : 11/01/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından seyis Bir Salı Ocak 20, 2009 10:56 pm

Türkiye'de olduğunu sanmıyorum. ithal etmek gerekir ve gümrük vergisi eklenince herhalde çok tuzlu olur. ama bence değer. çok üstün bir ırk. yeterli sermaye varsa, bir aygır ve bir kaç kısrak alıp Türkiye'de üretmek akıllıca olur.
avatar
seyis
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 553
Kayıt tarihi : 09/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından gulsum Bir Perş. Ocak 22, 2009 2:09 pm

Lipizzan'a bayıldım...

gulsum
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 340
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 06/10/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından ender9 Bir Cuma Ocak 23, 2009 2:32 pm

m. turgut yarga demiş ki:evet seyis haklısın bir çok artısı var peki bu atları türkiyede bulmak mümkünmü acaba. bilgisi olan var ise nerede bulunur fiyatları nedir. yardımcı olursanız sevinirim. saygılar

Bu atlar benim de cok ilgimi cekiyor. Lipizzan larin dogal yetenkleri sayesinde bir dresaj binicisi cok iyi derecede bir binici olmasa dahi etkileyici bir dresaj sov ortaya cikiyor. Lipizzan lari Turkiye den satin alma imkaninin olur mu bilmiyorum. Ama eger ithal etmeyi dusunursen ben de biraz arastima yapmistim. Fiyat acisindan makul olani Slovenya dan ithal etmek. Lojistik acidan da Turkiye ye en yakin secenek burasi. Ama mesela Ispanya dan binicilik okullarindan falan da uygun fiyata satin almak mumkun. Yetistirmek icin dusunuyorsan bence Slovenya ya bir gitmende fayda olur. Ornek bir link veriyorum:

http://lipizzan.atspace.com/

Slovenya daki fiyat araligi cok genis. Egitimli bir Lipizzan 5000 USD ye bile temin edilebiliyor. Ancak tabii bir de olaya yakindan bakmak lazim. Kalite ve fiyat dengesi onemli.
avatar
ender9
"Orta Yaşlı At"


Mesaj Sayısı : 65
Yaş : 41
Location : Frankfurt
Kayıt tarihi : 08/09/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından seyis Bir Cuma Ocak 23, 2009 6:51 pm

www.spanishridingschool.com/video/video.swf şu güzelliğe bakın allah aşkına. yaşlanan artık hoplayıp zıplayıp o gösterileri yapamayacak kadar yaşlı atları herhalde satıyorlardır. bu okuldan emekli olan atlardan satın almak lazım.
avatar
seyis
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 553
Kayıt tarihi : 09/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından MtKrc Bir Çarş. Şub. 11, 2009 12:26 am

hepsi birbirinden harika cinsler.. Smile
avatar
MtKrc
"Orta Yaşlı At"


Mesaj Sayısı : 65
Yaş : 28
Location : İstanBuLL..
Kayıt tarihi : 14/01/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından dominate Bir Salı Şub. 24, 2009 11:41 pm

ispanyol binicilik okulu mükemmel.Oradaki atların lipizzan olduğunu bilmiyordum.Öğrenmiş oldum.
avatar
dominate
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 350
Yaş : 33
Location : Nevşehir/Isparta/Bodrum
Kayıt tarihi : 13/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından sedakurt Bir C.tesi Mayıs 23, 2009 5:05 pm

m. turgut yarga demiş ki:sevgili arkadaşlar eminim hepiniz bu cinsleri tanıyıp biliyorsunuz. fakat ben bu konuda çok yeniyim.( yeni doğmuş tay kadar:) ) bu bilgileri benim gibi foruma katılacak acemi arkadaşlar için gönderdim. dilerim kusura bakılmaz. saygılar

Ben acemiyim benim için süper oldu, çok teşekkürler
avatar
sedakurt
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 110
Location : :)
Kayıt tarihi : 20/05/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından Tarık Bir Paz Mayıs 24, 2009 8:57 pm

arkadaşlar at ithal etmenin maliyetini gümrük vs bilen varmı?
avatar
Tarık
"Yetişen At"


Mesaj Sayısı : 45
Kayıt tarihi : 03/04/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından Tarık Bir Paz Mayıs 24, 2009 9:30 pm

m. turgut yarga demiş ki:ATLARDAN SİZLER KADAR ANLAMIYORUM AMA UZUNYAYLA ATLARI HARİKA GİBİ GELİYOR BANA.SANIRIM ÜZERİNDE BİRAZ DURULSA HARİKA BİR IRK DOĞAR. BEN UZUNYAYLAYA YAKI BİR BÖLGEDE EPEY KALDIM HALEN ÇİFTLİĞİMİZ VAR ORADA. UZUNYAYLA BİR ÇERKES YURDU. UZUNYAYLA ATIDA BİR ÇERKES ATI. HİÇBİR ÇERKES KÖTÜ ATA BİNMEZ. ATLARI İYİ BİLMESEMDE ÇERKESLERİ BİRAZ TANIRIM. Smile

12 Eylül sadece insanları değil atları da vurdu


Tuhaf ama gerçek. 12 Eylül, bir at neslinin tükenmesine neden oldu. İşte at neslinin yok oluş öyküsü..


12 Eylül 1980’de yapılan darbe, sivil hayatta gerçekleştirdiği büyük yıkımlarla birlikte, doğal hayatın seyrini de olumsuz etkiledi. ‘Osmanlı atı’ olarak bilinen ve Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesindeki Uzunyayla bölgesinde yetişen atların, sıkıyönetim tedbirleri yüzünden nesli tükeniyor.


Zaman'ın haberine göre, bu atlarla ilgili çalışma yürüten tek sivil toplum kuruluşu ‘Uzunyayla Koşum Atı Yetiştirme Cemiyeti’nin faaliyetlerine, sıkıyönetim döneminde kapatılan 24 bin dernek ve cemiyetle birlikte son verilmiş. Günümüzde Uzunyayla atlarını yetiştiren kişi ve kuruluş da maalesef kalmamış. Erciyes Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tayfur Bekyürek ve Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kaan İşcan’ın “Uzunyayla Atlarını Yaşatma ve Geliştirme Projesi” için yaptıkları araştırma bu konuda ilginç bilgiler içeriyor.


Bekyürek, Uzunyayla atlarının sahibine aşk derecesinde sadık olduğunu söylüyor. Bu atların önemini kaybetmesinin ise Osmanlı ordusunda atlı birliklerin azaltılmaya başlamasınının bir sonucu olduğunu, bu zamandan sonra uzunyayla atlarının da azaldığını dile getiriyor. Uzunyayla atlarının neslini devam ettirme çabasındaki son sivil girişim de 12 Eylül darbesinin kurbanı olmuş. 1937 yılında kurulan Uzunyayla Koşum Atı Yetiştirme Cemiyeti, darbenin ardından diğer cemiyetlerle birlikte kapatılmış. Başka sahip çıkan olmayınca da atlar neslinin tükenmesi tehlikesiyle karşı karşıya kalmış.


Veterinerlik Fakültesi Dekanı, “1800’lü yıllarda Kafkaslardan Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesine gelen göçmenlerin beraberlerinde getirdikleri Kafkas ırkı atlar ile yük atı olarak bilinen Macar ırkı (nonius) atların çiftleşmesi ile ortaya çıkan Uzunyayla at ırkı, sürati, çevikliği, hiç durmaksızın çok uzun mesafe yol kat edebilmesi, çok zeki, hisli olmasıyla Türk insanının yıllarca can dostu oldu. Uzunyayla’ya yerleşen göçmenler, maraton atı olarak da bilinen, yetiştirdikleri yeni ırka karşı büyük sevgi beslediler ve gelişmesi için onlarca yıl emek verdiler. Uzunyayla at ırkı, 1. Dünya Savaşı’na kadar Osmanlı ordusunun vazgeçilmez elemanı oldu. Uzunyayla atlarının sayısı 1920’lere kadar 16 bin iken, savaşın bitmesi ve yerlerini arabaların alması ile 1960’larda 3 bine kadar düştü. 1980 darbesinin ardından da atları yetiştiren son sivil toplum kuruluşu kapatıldı. Bugün maalesef bu atları yetiştiren kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azaldı.” diyor.





Bu atlarının neslini sürdürmek için Prof. Dr. Bekyürek ve Doç. Dr. İşcan tarafından hazırlanan “Uzunyayla Atlarını Yaşatma ve Geliştirme Projesi” ise TÜBİTAK ve benzer kuruluşlar tarafından destek görmeyince rafa kaldırılmış. Bekyürek, projelerinin, Uzunyayla ırkı özelliğine yakın 9 dişi, bir aygır at bularak ya da Kafkaslar’dan ırkın temelini oluşturan at getirip, Macar ırkı atla birleştirerek yeniden Uzunyayla ırkını oluşturmaya dayandığını dile getiriyor. Projenin uygulanması durumunda sürekli göç veren Pınarbaşı ilçesinde istihdam alanı oluşturularak göçün önlenebileceğini, 200 milyar liraya kadar yüksek fiyatlarla satılabilen atların yetiştirildiği bir bölge için zemin oluşturulabileceğini anlatıyor.


İşcan ise Türkiye’nin kendine has özel hayvan ırkları açısından zengin sayılabilecek durumda olmasına karşın bu zenginliklerini her geçen yıl giderek yitirmekte olduğunu belirtiyor. İşcan, “Ankara kedisi, Ankara tavşanı, Ankara keçisi, Van Kedisi, Sivas Kangal köpeği koruma altına alınmadığı takdirde yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Uzunyayla atı, Anadolu at ırklarının en önemlilerinden biridir. Maalesef şu anda sayıları süratle azalmaktadır. Bu hayvanları yok olmaktan kurtarmak, ulusal varlıklarımızı sonsuza kadar yaşatmak, başta bilim çevreleri olmak üzere herkesi görevi olmalıdır.” ifadelerini kullanıyor.





Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde 2002 yılında büyük umutlarla açılan Pınarbaşı Uzunyayla At Yetiştirme ve Atçılık Eğitim Tesisleri de bölge insanının ilgi göstermemesi nedeniyle atıl duruma düşmüş. Günün şartlarında 570 milyar harcanarak kurulan çiftlik Adalet Bakanlığı’na devredilmiş. Bu çiftlik de artık tarım cezaevi olarak kullanılacak.
avatar
Tarık
"Yetişen At"


Mesaj Sayısı : 45
Kayıt tarihi : 03/04/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından Tarık Bir Paz Mayıs 24, 2009 9:33 pm

yasar genel { 11 Şubat 2008, Pazartesi }
şarkışla ilçesınde 1960 yıllarda veternerlik yapmış kaymakam vekillgi dahil olmak üzere epey bir işle ugraşmış rahmetli ali rıza deniz ankara cebeci avcılar külübü başkanlıgı yaptigı yıllarda bazen üzülerek bazen övünerek uzunyayla atlarını nasıl iğdiş ettiklerini anlatır macar ırkının nasıl köylülere reklamının yapıldığını anlatırdı.o zamanlar bır ırkın yok edilişini masal gibi dinledik ama malesef şu anda nasıl bir katlıamın devlet tarafından yapıldığını anlıyoruz.bu işe gönül vermiş insanlara teşekkür ederek kaberdey atlarının yeniden şahlanmasını büyük bir ümitle bekliyoruz.
avatar
Tarık
"Yetişen At"


Mesaj Sayısı : 45
Kayıt tarihi : 03/04/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından Tarık Bir Paz Mayıs 24, 2009 9:39 pm

geçtiğimiz yıl bir tane uzunyayla kısrağı olan birisi ile tanışmıştım..ancak ingiliz bir aygırdan bir kaç tay aldı.. kayseri veterinerlik fakültesi sanıyorum 2-3 yıla kada bu atlardan üreteceğini duydum.. hayırlısı artık..

uzunyayla atlarının temelini oluşturan kabardin atlardan bir tane getirmek için çok çaba sarfettim.. at 2000 avro yol masrafı ithal etmek ise 4000 avro dedikleri için bıraktım.. kayseri bölgesinde bir kaç tane kabardin getiren olmuş diye bir söylenti var..
avatar
Tarık
"Yetişen At"


Mesaj Sayısı : 45
Kayıt tarihi : 03/04/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından atkoLik__bLairr Bir Ptsi Mayıs 25, 2009 9:31 pm

meraba arkadaslar....temmuz ayı gbi bi at alıcam..ilk atım olucak o yuzden tüm ömrüm boyunca binmiyceemi söledi hocam..en fazla 5 yıl filan binicekmişm....bnm en cok CAMARGUE ATI ve LİPİZZAN hosuma gitti....bu atları nerden temin edebilirm...ilk atlar için uygunmu..?? eqer diilse bna birz bilqi verirmsnz..?? ilk atımı szce nereden alıyım..?? enqel atlamada yıldızı parlk atlardn olmalı cnkü o 15 engeli asmak her binek atın işi değil..!! yardımcı olursanız sevinirimm =))
avatar
atkoLik__bLairr
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 338
Location : isTanbuL =)) adım damLaa :D
Kayıt tarihi : 25/05/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından seyis Bir Çarş. Haz. 02, 2010 11:20 am

avatar
seyis
"Usta At"


Mesaj Sayısı : 553
Kayıt tarihi : 09/10/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından cocopops Bir Çarş. Haz. 09, 2010 3:14 pm

yeni başlamak isteyen biniciler hangi cins atları tercih etmeliler bu konuda beni aydınlatırmısınız çünkü atlara olan ilgimden ailem şi,kayetçi odan falan at resimleriyle dolu diye yaşım 16 buarada.
avatar
cocopops
"Yeni Doğmuş Tay"


Mesaj Sayısı : 4
Location : phanax
Kayıt tarihi : 09/06/10

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: At cinsleri

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

2 sayfadaki 2 sayfası Önceki  1, 2

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz